Bir söz ya da bir hareketle başlarız her şeye… Bunların gerisinde düşünmek yatar. İnsan düşüncelerinin hizmetkarıdır; bu yüzden bütün insan hareketlerinin iyi ya da kötü olması düşüncenin iyi ya da kötü olmasına bağlıdır.

Başlamak; düşüncelerimizi eyleme dönüştürmekten ibarettir. Bizler haberlerde insanların eylemlerini izlerken, sunucu bazen insanların insanlık dışı eylemlerini anlatır. Tüylerimizi diken diken eden haberler duyarız çoğu zaman. Çocukların üzerine bomba yağdıran, insanlığın iyi düşüncesine ait olmayan eylemlerin başrolünde olan insanlar, kötü düşünce kazanında yoğrulan kötülüğün hamurundan gelmektedirler

Başka milletlere intikam duyguları ile yetiştirilen ve bir zaman çocuk olan bugünün büyüklerinin, şimdiki çocukları nasıl zehirlendiklerini görüyoruz. Kötü düşüncelerle yürüyen ordular insandan değiller mi?

Suriyeli bir babanın kucağında evladıyla yaşama koşması ve ona takılan ayak çelmesi… İşte o çelmenin ötesinden o çelmeyi takan, kendini hala insan sanan ve beyni kötülüğün karamsarlığı ile ele geçirilmiş ve kalbi kin kusan bir canavara dönüşmüş o insan; yukarıda verdiğim örnekle birebir örtüşmektedir.

Başlamak ve bitirmek. Eylemlerimizin sonunda bizim ne olduğumuz ortaya çıkar ya insanız ya da insan kisvesi altında yatan mankurt olabiliriz.

Hepsini hareketlerimiz ve başlangıcımız belirleyecek…

İnsan her zaman bir yol ayrımımdadır.

İyilik ya da kötülük yolunun başlangıcında durur ve bu yol ayrımında yönümüzü aklımız ve kalbimizdeki sevgi ya da nefret belirler.

Hasbelkader kendimizi ve çevremizi hangi düşüncelerle beslersek, bu hizmetkar bedenimiz o yola gidecektir.

Suç yada güzellik bu bedenin eylemleri değil, düşüncelerimizin eseridir

Güzel düşüncelerde başlamak dileği ile, hoşça kalın…