Amerika’nın yapmış olduğu ve aslında yıllardır sadece Türkiye’ye değil istediği ülkeye istediğini yapabilme görüntüsü gücündendir.
Küstahlığını, Trump’ın dengesizliğini ve aptallıklarını bi kenara bırakırsak Amerika Birleşik Devleti gücünü, üretkenliğini ve parasını dünyaya yıllardır satıyor.
Üretiyor ve dünyaya ne üretiyorsa satıyor.
Gücünü her alanda dünyaya satıyor.
Ve parasını dünya parası yapmıştır ve tüm dünyaya satıyor.
Trump’ın küstahlıklarına mazeret bulmuyorum tam aksine bu olaydan sonra tüm politikalarımızın değişmesi gerektiğini düşünüyorum.
Dünyaya bela olmuş bir birleşik ülkeyle mücadele etmenin tek yolu iPhone kırmak değil tüm gücümüzle tüketim yerine üreten bir ülkeye geçiş yapmaktır.
Önce yüzyıllardır bildiğimiz toprağımızı daha verimli işleyerek dünyaya her türlü ektiğimiz, biçtiğimiz gıdayı satmaktır.
Samanı dahi dışarıdan alıyorsak kafamızı önümüze eğip düşünmeliyiz.
Apartman dikmekle gelişmiş olmuyoruz.
Çalışkan bir millet olmalıyız ve üretmeliyiz.
Hayal kurmamız lazım…
Hayal kuranlarla dalga geçmememiz lazım.
O hayallerimizi hayata geçirmek için mücadele etmemiz lazım.
Daha yirmili yaşlarda iken 1994 yılında evinin garajında online alışveriş internet sitesi kuran Jeff Bezoz kim biliyor musunuz?
Dünyanın en zengin ikinci kişisi, Amazon’un kurucusu…
800 milyar dolar değeri var şimdi Amazon’un…
Amerikalı Bezoz gibi çok örnek sayabiliriz.
Hepsinin ortak noktası çalışkan olmasıdır.
Bırakın ABD’yi…
Yanı başımızdaki İran tamamen İran topraklarında kendi savaş uçağını üretmeye başladı.
İran’ın Amerika’dan yediği ambargoların, yediği tokatların 1979’dan beri okuyoruz, görüyoruz.
En az İran kadar çalışkan olmamız lazım, üretken olmamız lazım.
Başka yolumuz yok.
***
Bugün Amerika yarın başka bir ülke…
Kendi öz kaynaklarımızla kendi topraklarımızda kendi insanlarımızla kimseyi ötekileştirmeden daha çalışkan daha üretken bir millet olmaktan başka bir yolumuz yok.
Demokrasiden ödün vermeden tabii…
Yoksa kurban kesmek sünnet mi vacip mi gibi sorulara takılıp kurtsal kitabımızın “Oku” ilk ayetini idrak etmeden kaç yüzyıl geçti bu topraklarda?
“İki günü eşit olan zarardadır” hadisinin yüzüne bakmadan “Ne orucu bozar” sorularını kaç yüz yıl soracağız daha bu topraklarda?
“İsraf” ile ilgili Kuran’ımızda kaç ayet var bilen var mı?
Cennetle müjdelenmiş havası veren şeyhler yerine bilimle uğraşmalıyız.
Çalışkan çocuklar yetiştirmeliyiz. Hayal kurabilen çocuklar…
İşini seven öğretmenler, işini seven bilim insanları yetiştirmeliyiz.
Amerika’nın yaptığı bu küstahlık bize ders olsun.
“Her şerde bi hayır vardır” diyelim ve yola çıkalım.
Taş devrimiz dahi olsa o yola çıkalım çünkü gerçekten başka yolumuz yok.
1400 yıldır Kurban Bayramı’nı kutluyoruz, yine kutlayalım.
Ama geçen yılla dahi aynı kutluyorsak zarardayız.
Bu zararın farkında olma dileğiyle geçmiş Kurban Bayramınız mübarek olsun.
“HA VAR HA YOK”
Başlığı Sevgili Fatih Avcı’dan arakladım. Video Hakem Uygulaması (VAR) ile ilgili yazsında bu başlığı kullanmıştı.
Ben ise Türkan Yıldız’ın kayısı ile ilgili yaptığı haber ile ilgili bu başlığı kullanmak istedim.
Kayısı ihracatının günbegün eridiğini rakamlarla anlatıyordu.
Sadece iki yılı merak ettim…
2015’te kayısı ihracatımız 322 milyon dolar…
2017’de ise 266 milyon dolar…
Aradaki farkı Türk Lirası’na çevirdiğin zaman iki yılda 336 milyon Türk Lirası kayıp var.
Eski parayla 336 trilyon kaybımız var iki yılda…
Bu iki yıl Malatyalı Gümrük ve Ticaret Bakanı olan Bülent Tüfenkci’nin zamanına denk geliyor.
Hatırlatmak istedim!
Bu aralar çok unutkanız!
Teoride her zamanki gibi iyiyiz ama rakamlar ortada…