Yeni Malatyaspor UEFA Avrupa Ligi’ndeki ilk sınavını maalesef iyi veremedi. Deplasmanda oynayacağı rövanş maçına avantajla değil de sadece umutla gidecek. Rakibin oyununa bakıldığında oyun disiplini, haddini bilmek, hücumda defansın arkasına sarkmak ve kenardan getirdiği topları hedefle buluşturma dışında özelliği olmayan bir takım görüntüsü. Bu da ikinci maç için turu geçebiliriz ihtimali uyandırıyor.

Yeni Malatyaspor’un UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda Olimpija Ljubljana ile karşı karşıya gelecek olmasını heyecanla bekledik. Hem gururluyduk hem de takımımızı merak ediyorduk. Seçilen on bir mevcudun üç aşağı beş yukarı en iyisiydi. İyi başlayarak maçı istediğimizi de gösterdik. Rakibin kontralarını hesaba katmadan, yüksek tempoda oyuna başladık ki henüz hazır olmayan bir takımın bu tempoyu sürdürmesi olası bir durum değildi.

Topa sahip olmadığınız durumlarda rakibin ataklarını durdurmak için geri dönüşleriniz için gücünüz var mıydı ki böyle bir tempoda oynamak istediniz. Genel anlamda bu maç için bir strateji oluşturamamıştık. Oyun anlayışımız pekte Avrupayi değildi.

Belirgin bir oyun anlayışımız ve buna sadık kalacak oyun disiplinimiz yoktu. Kanatlardan gitme isteği güzel fakat hedefe atılmayan gelişi güzel toplar, Mina ve Chabeke’in anlamsız topla çıkma istekleri, zaman zaman uzun topla çıkmalar, topu ayakta tutamadığımızdan dolayı oyunu yönlendirememek, defans dörtlüsünün özelliklede Mina ve Hedebe’nin uyumsuzluğuna Fabien’ın kötü oluşu eklendiğinde skor normal diye düşünüyorum.

Her iki golde Mina, Hedebe ikilisinin, ikinci golde Fabien’ın büyük hataları oldu. Attığımız gollerde şans faktörünün etkisini de inkâr edemeyiz. İkinci maça umutlu gitmemizde etkili olan skor ve rakibin gücü diye düşünüyorum. Skor avantajını kullanmak isteyecek olan Olimpija Ljubljana takımı kontratak oyun anlayışını uygulayacak diye düşünüyorum. Bizim sabırlı, topu ayağımızda tutarak, savunmada hata yapmadan, duran toplar ve kanat hücumları ile golü aramak zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Turu geçecek güçte olduğumuzu biliyoruz ve umudumuzu kaybetmiş değiliz.

Bu maçların eksiklerimizin tespiti ve giderilmesi için fırsat olacağını söylemiştim. Kadro genişliği ve kalitesi yönünden eksiklerimiz var. İkinci bir santrafora, bir stopere, sol beke, hücuma dönük orta saha oyuncusuna ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Kaleci konusunda da tereddütlerimin olduğunu söyleyebilirim. Lige girmeden bu kalitede maç oynamanın sadece avantajı erkenden takımı tanımak ve eksikleri tespit etmektir. Bunun dışında hayallere kapılmamak, gidebileceğimiz yere kadar gitmek en mantıklı olanıdır.

Malatya futboluna direk veya en direk katkı sağlayan antrenör ve spor adamlarının indirimli kombine taleplerine iki yıldır olumlu cevap vermeyen yönetimin yanlış yaptığını düşünüyorum. Futbolun gelişmesi, bir ölçüde futbola hizmet verenlerin kendini geliştirmesine bağlıdır.

Bunu sağlamak için maç takibi yapmaları gerekmektedir. Bu uygulama geçmişte hep vardı, sizde zaman zaman yaptınız. Diğer takımlarda ve kentlerde bu uygulamalar var. Yönetimin bu anlayışını gözden geçirmesini ve kendi değerlerine gereken ilgiyi göstermesini bekliyoruz. Esen kalın…