Malatya’nın kayısısı, Yeşilyurt’un kirazı, Hekimhan’ın cevizi, Doğanşehir’in elması, Arguvan’ın türküsü...

Ne, Arguvan’ın türküsü mü?

Arguvan Malatya’ya mı bağlı(!) ki; şehrimizin kendine ait varlıkları arasında sayıyoruz sahi.

Hafta sonu 13. Arguvan Türkü Festivali’ndeydim.

İlçe girişinde tabela var.

Nüfus: 7200

İlçeye giriyorum, 40 bin kişi var. Konser alanı, ilçe merkezi, belediye önü her yer dolu. Yabancı plakalı araçlar ilçeyi kuşatmış.

Resim sergileri, kültür merkezi, köy gezileri...

Arguvan’ın küçücük meydanları hınca hınç dolu olmasına ve alkol tüketimi ciddi safhada olmasına rağmen en ufak bir olay yok. İlçe emniyeti bütün araçları merkezin dışına park ettirip, meydanları sadece insanlara açmış. Masasını kurup ailesiyle birlikte sofrasını açan da var, kız arkadaşıyla kaldırımda oturup türkülere eşlik eden de.

Birçok iş adamının katkısıyla ilçeye kazandırılan 18 odalı, 4 yıldızlı otel konforunda Turnam İlgezdi Kültür Merkezi’ne geçip, türkülerin ablası, Türk Halk Müziği’nin yaşayan efsanesi, Malatya’nın altın sesi Belkıs Akkale’nin elini öpüyorum, koyu bir türkü sohbeti gerçekleştiriyorum. Klima çarptığı için ağrı kesicilerle sahneye çıktı. ‘Hastayım, yorgunum, orkestram yok’ demeden çıktı, kulaklarımızın pasını aldı. Saat gece 11.30 ne sahneyi ter eden var ne de meydanları.

Ertesi gün aynı coşku Selçuk Balcı’nın müthiş Karadeniz ezgileriyle son buldu.

Kayısı, kavun, erik, kiraz, bal, börek, çörek, fındık, fıstık festivalini çok duymuşsunuzdur ama türkünün festivalinin olması Malatya adına ciddi bir gurur.

Çünkü dünyada tek Arguvan yapıyor bu işi.

‘Rock n roll’ gibi, sırf insanlar müzik ve sanatsal etkinlikler için bir araya geliyor.

İşte bu Arguvan’ı farklı kılıyor, ilçe nüfusunun 10 katı insan 2 gün için yollara düşüyor.

İşte böylesine önemli bir etkinlikte Malatya protokolünün olmaması izaha muhtaç bir durum olarak düşündürüyor.

‘Arguvan Malatya’ya ait değil mi’ deseler, kimsenin verilecek cevabı yok.

İlçe’nin belediye başkanı Mehmet Kızıldaş artık kendini mikro siyasetten uzaklaştırmış, tamamen evrensel düşünebilen ve kalıcı eserler bırakmaya, ilçesinin türkü varlığını markalaştırmaya kendini adamış bir adam.

Sıfır kibir, sıfır ego sahibi.

Tek ihtirası Arguvan.

Böyle bir festivale herkesi çağırmasına rağmen CHP’lilerden başka gelen yok.

2. gün Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ın gittiğini öğreniyorum, seviniyorum.

Trafikte, sokakta, parkta, ailede, okulda, statta hasta ruhlu, sapık, sosyopatları gördükçe bu festivallerin ve sanatın önemini bir kez daha anlamamız gerekirken maalesef siyasi kavgalar yüzünden değerlerimize zarar veriyoruz.

İnsanı ayakta tutan omurgasıdır ama onu canlı kılan ruhudur.

Ve o ruh sanat olmazsa, türkü olmazsa, tiyatro olmazsa, resim olmazsa nasıl ve neyden beslenecek?

Hoşgörü, saygı, sabır, güven ve birliktelik duygularını nasıl kazandıracağız topluma?

Kayısı festivali resmen bitti, Arguvan Türkü Festivali il protokolü tarafından yok sayılıyor, iktidar vekilleri tarafından sembolik olarak bile kayda değer görülmüyor.

E nasıl ‘biz’ olacağız o zaman bu ülkede?

Lütfen bu ayrı-gayrı son festival olsun. Arguvan türküleri de Hekimhan cevizi de Kale çileği de Pütürge balı da bizimdir.

Değerlerimiz bir bir yok olurken, LÜTFEN kalanlarına da sahip çıkalım.