Malatya Turgut Özal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü'nden Doç. Dr. Ferhat Toper ile lisans öğrencileri Dilara Karaküçük, Kader Yeni, Kübra Gökalp ve Serap Gümüşkaya tarafından hazırlanan "Konteyner Kentlerde Kadın Olmak: Geçici Mekanlarda Kalıcı Yükler" başlıklı araştırma, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da konteyner kentlerde yaşamını sürdüren kadınların karşı karşıya kaldığı sorunları bilimsel verilerle ortaya koydu. Nitel araştırma yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmada, 14 kadınla yapılan derinlemesine görüşmeler sonucunda depremin kadınlar üzerindeki sosyal, ekonomik ve psikolojik etkileri ayrıntılı şekilde değerlendirildi.Araştırma Ortaya Koydu Malatya'daki Konteyner Kentlerde Kadınlar Yalnızca Evlerini Kaybetmedi (2)

Araştırma kadınların yaşadığı görünmeyen yükleri ortaya çıkardı

Araştırmada, konteyner kentlerde yaşamını sürdüren kadınların yalnızca barınma sorunu yaşamadığı, aynı zamanda ekonomik yetersizlik, sosyal izolasyon, mahremiyet kaybı ve toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanan ek sorumluluklarla mücadele ettiği belirlendi.

Araştırmacılar, depremin ardından kadınların aile içindeki bakım sorumluluklarının daha da arttığını, çocukların eğitimi, hane düzeni ve aile bireylerinin ihtiyaçlarının karşılanmasının büyük ölçüde kadınların omuzlarında kaldığını tespit etti.Araştırma Ortaya Koydu Malatya'daki Konteyner Kentlerde Kadınlar Yalnızca Evlerini Kaybetmedi (4)

Psikolojik yıpranma ve gelecek kaygısı öne çıktı

Çalışmada elde edilen bulgular, konteyner kentlerde yaşayan kadınların önemli bir bölümünde psikolojik sorunların yaygınlaştığını gösterdi. Görüşmelere katılan kadınların; gelecek kaygısı, umutsuzluk, sosyal destek ağlarının zayıflaması, aile içi çatışmalar ve uyum sorunları yaşadığı ifade edildi.

Uzun süre geçici yaşam alanlarında kalmanın kadınların aidiyet duygusunu zayıflattığı, yaşam motivasyonunu düşürdüğü ve sosyal hayata katılımlarını sınırlandırdığına dikkat çekildi.

"Afetler kadınları daha kırılgan hale getiriyor”

Araştırmanın sonuç bölümünde afetlerin mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini daha görünür hale getirdiği vurgulandı. Kadınların hem bakım emeği hem de görünmeyen sorumlulukları nedeniyle afet sonrasında diğer gruplara göre daha fazla yük üstlendiği belirtilirken, mahremiyet kaybı ve toplumsal dışlanma hissinin kadınların psikososyal iyilik halini olumsuz etkilediği ifade edildi.

Ayrıca araştırmacılar, konteyner kent yaşamının sosyal destek ağlarını zayıflattığını, kadınların toplumsal yaşama katılımını azalttığını ve sosyal sermayelerini önemli ölçüde düşürdüğünü değerlendirdi.Araştırma Ortaya Koydu Malatya'daki Konteyner Kentlerde Kadınlar Yalnızca Evlerini Kaybetmedi (3)

Sosyal hizmet politikaları için önemli uyarılar

Afet sonrası müdahalelerin yalnızca acil ihtiyaçları karşılamakla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekilen araştırmada, barınma, sosyal yardım, istihdam, çocuk koruma hizmetleri ve psikososyal destek mekanizmalarının birlikte planlanmasının önemine vurgu yapıldı.

Bireysel danışmanlık hizmetlerinin yanı sıra kadın destek grupları, topluluk temelli psikososyal çalışmalar ve uzun vadeli sosyal politika uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiği belirtilen araştırmada, kadınların karar alma süreçlerine daha fazla dahil edilmesi ve yerel dayanışma ağlarının güçlendirilmesi önerildi.

Malatya’da 31 Temmuz 2026 tarihinde kaç kişi vefat etti?
Malatya’da 31 Temmuz 2026 tarihinde kaç kişi vefat etti?
İçeriği Görüntüle

Araştırmacılar, afet sonrası yeniden yapılanma sürecinde kadınların yaşadığı sorunların yalnızca bireysel değil, sosyal politika perspektifiyle ele alınması gerektiğini belirterek, kadın odaklı ve sürdürülebilir destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Makalenin tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Muhabir: Besime Güner