Bir gün geldiğinde, insanlık ayağa kalkıp kendi yaralarını sardığında nasıl utanmadan kendilerine insan diyecekler çok merak etmekteyim.
Milletlerimiz, dinlerimiz ayrı olsa da tüm madde ve hayvanatın karşısında insan olduğumuz bilinciyle durmuyor muyuz? Bugün bir Çinlinin yaptığından bir Avrupalı, bir Arap ya da Türk utanmalı ya a övünmeli.
Hani aya çıkarken ve ilk adımı attığımızda insanlık adına atılmıştı ya o adım! Şu halde hali hazırda insanlığın bütün yaptıklarından yine insanlık mesuldür.
Kendi göbeğini keseceğine her türlü ispata hazır olan insanlık, dünya çapında yapılan tüm kötülükler için de etnik ayrıma gitmeden hesap vermeli. Önce kendi vicdanında, sonra tüm insanlığın ortak vicdanında…
Neden Avrupa İnsan Hakları var? Yani insanlık sadece Avrupa’da mı yaşıyor, bu tekillik neden?
Yüz doksan beş ülkenin olduğu dünyamızda savaşları önleme, başlatma, ambargo ve barış süreci neden sadece beş ülkenin inisiyatifine bırakılmış? Dünyada sadece beş millet mi var? Ne saçma değil mi…
Neden diye hiç sordunuz mu kendinize? Dünyamız bu kadar kan ve vahşetle dolu. Sebebi güç dağılımının tutarsız ve büyük oranda orantısız olmasından kaynaklanıyor.
İnsanlık bir gün ayağa kalkar mı bilmem ama bildiğim şu ki büyük kutuplaşmanın ortasındayız. Osmanlıyı beğenmeyen avanaklar bir kıyaslama yapsalar, Osmanlının hakim olduğu altı yüzyılı komple tarasalar…
İnsanlık suçları ve soykırımcı hareketler yolunda, buna sömürge ve insanlığın utanç vesikası köleleştirmeyi de katalım, Avrupa’nın, Batınında sadece son yüzyılını tarayalım bakalım kim soy kırımcı, kim bağnaz, barbar…
Kendinize gelin, somut deliller ve tarih gösteriyor ki Osmanlının en zayıf hükümsüz devrinde dahi Avrupa’nın en insancıl yıllarına nazaran insanlığın taç giydiği yıllardır.
Darvinist materyalist vahşi Batıda gönüllere işleyen Yunus Emreler, Hacı Bektaşi Veliler, her mahlukata kapısı açık Mevlanalar çıkmamıştır, çıkamaz. Onların insanlık kazanlarında Mussoliniler, Hitlerler çıkmış, insanlığı kaplara bölmüş, öldürmüşlerdir.
Bugün dünyayı Mevlana, Hacı Bektaşı Veli, Yunus Emre görüşü yönetse insan değil tüm yaşanata bir merhamet yayılırdı. Tarihsel, kültürel olarak Avrupa ve Batının elinden insanlığın ipi alınmalı. Dünya barışı için bu şarttır.
Anadolumuzun tarihi kültürel olarak yüklendiği bu misyon, kişilere, kurumlara bağlı kalmadan yüklenilmiştir. Bunu tarihin her devrinde görebiliriz. Bugün Anadolu sınırlarına kadar uzanan insanlık yangınına biz Anadolu olarak kayıtsız kalamayız.
Kültür
Malatya
Ekonomi
Asayiş
Yaşam
Sağlık
Dünya
Spor
Battalgazi
Siyaset
Anadolu tek vatandır
Vahap Baykara
Yorumlar
Günün Haberleri
Naci Görür BUSABAH’a konuştu: Malatya’da deprem bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum…
Malatya'daki 5.6'lık sarsıntı yeni bir depremin habercisi mi? Ahmet Ercan net konuştu
18 yaşındaki Beyzanur Narinç hayatına son verdi
5.6'lık sarsıntı altyapıyı vurdu: MASKİ'den Malatyalılara acil çağrı!
Vatandaş "Kaldırılsın" dedi, resmi kurum "Kaldırılırsa felaket olur" dedi! Orduzu’da büyük çelişki
Dijital dünyayı sallayan Malatya ezgisi! Kul Duran’ın ölümsüz eseri milyonlara ulaşıyor
Prof. Dr. Gezer’den Malatya manifestosu: "Kent iradesi yok, çantada keklik görülüyoruz!"
Emre Caner kimdir? Veli Ağbaba’nın akrabası Emre Caner neden gözaltına alındı?