Erenler Cemevi Başkanı ve Yol Erkan Dedesi Aydın Gültekin, Busabah Medya’ya yaptığı özel açıklamalarda Alevi inancının en önemli değerlerinden olan Muharrem ayı, Aşura geleneği ve Cem ibadetinin bilinmeyen yönlerini anlattı.
Erenler Cem Evi olarak yaklaşık 8,5 yıldır faaliyette olduklarını belirten Gültekin; saz, semah ve Kur'an kursları gibi hizmetlerin yanı sıra inanç ritüellerini her hafta perşembe günü düzenledikleri cemlerle sürdürdüklerini ifade etti.

"MUHARREM AYI TATLI DEĞİL, HÜSEYİNİ BİR YAS DÖNEMİDİR"
Muharrem ayında tutulan orucun Ramazan ayından çok farklı bir anlam taşıdığını vurgulayan Aydın Dede, bu dönemin bir şatafat değil, derin bir matem dönemi olduğunu belirterek,
"Bir aşure vardır, bir de aşura vardır. Aşure tatlı anlamına gelir ve biz Muharrem ayı içinde oruçluyken bunun yapılmasını doğru bulmuyoruz. Oruçtan sonraki aşura ise yas ve matem anlamındadır. Bu ayda etli, tatlı ve sütlü yiyecekler yemeyiz. Şatafatlı, gösterişli bir hayatımız olmaz. Rengarenk giyinmez, dünyanın renklerinden, eğlenceden ve keyiften uzak dururuz. Bu bir yastır, matem havasıdır. Bu duruş; Hazreti Hüseyin Efendimizin acısını paylaşmak, onun safında yer almak, haktan, adaletten, eşitlikten ve insanlıktan yana olup mazlumu savunmak demektir" şeklinde konuştu.
AŞURA LOKMASI NEDEN "AŞ" DEĞİL DE "LOKMA" OLARAK ANILIR?
Kerbela’dan sağ kurtulan tek kişinin Hazreti Hüseyin'in oğlu İmam Zeynel Abidin olduğunu hatırlatan Gültekin, aşuranın aslında bir şükür lokması olduğunu ifade etti.

Aşuranın içinde en az 12 çeşit malzeme bulunması gerektiğini belirten Aydın Dede, bu kutsal yiyeceğin neden "aş" ya da "nimet" olarak değil de "lokma" şeklinde adlandırıldığını şu sözlerle açıkladı:
"Helal kazançtan herkes bir şeyler getirir. Kimi yağını, kimi tuzunu, kimi ateşini, odununu, kazanını getirir; kimi de bulgur, nohut, fasulye veya ceviz gibi gıdaları paylaşır. El birliğiyle o kazanın etrafında toplanılır. Bir dede, ehil bir kişi, yani Evlad-ı Resul tarafından dualanmadan evvel bu yiyecek kesinlikle yenmez. Dualandıktan sonra ikram edildiğinde ise adı lokma olur. Lokmanın sorunları, sıkıntıları çözeceğine; kazaya, belaya kalkan olacağına, evimize huzur ve bereket getireceğine inanılır. Çünkü o tek bir kişi tarafından değil, çok sayıda insanın el birliği ve harmanıyla meydana gelir. Kazan etrafındakilerin içinde Allah'ın seçkin ve salih bir kulunun bulunabileceğine inanılır ve onun yüzü suyu hürmetine niyet edilir. Biz o hak lokmasında yemeden çok yedirmeye dikkat ederiz. Kazanı yiyen de götüren de aynıdır. Önemli olan, onu pay edip canlara Hak aşkına dağıtmaktır."
Aydın Dede, 7. ayın 4'üne denk gelen cumartesi günü düzenleyecekleri Aşura ve birlik lokmasına tüm vatandaşları davet ederek, "Rabbim tüm ibadetleri, tutulan oruçları, secdeleri ve duaları kabul eylesin" temennisinde bulundu.



