Geride kalan 4 yılda sansasyonel tercihler ve olaylarla gündeme gelen Bölgesel Amatör Lig temsilcimiz Yeşilyurt Belediyespor, bu sezona da iddialı başlayacak gibi görünüyor.

Bu iddiayı nereden anlıyoruz?

Hayati Palancı göreve geldiği ilk gün; “Şampiyonluk varsa varım” dedi.

Bunun yanında kurulan kadroya baktığımızda, sürekli BAL’da şampiyonluğa oynamış, şampiyonluk yaşamış ve üst liglerden alt liglere inmiş oyuncuların tercih edildiğini görüyoruz.

Transferde anlaşılan futbolculara verilen rakamları duydukça da bu takım şampiyonluk için gözünü karartmış diyoruz.

İsmail Tekin döneminde harcanan paralar ortada.

Aynı rakamlara yakın oyuncular alındığını görüyoruz. Fakat Hayati Palancı’nın tercihleri daha doğru gibi.

En azından Alfonso, Kaleci Mahir, Özgür, Melik gibi şişirilmiş, ağırlıklarınca paralar verilmiş oyuncular yok.

Bu dönem özellikle Ebubekir ve Ramazan gibi Malatya’nın öz evlatlarının tercih edilmesi bir başka doğru hamle.

Fakat isim vermesem de kadroda bazı şişkinliklerin oluştuğunu söylemek zorundayım.

Mesela savunmada aynı tarz 3 stoper var.

Mesela orta sahada hala ununu elemiş, futbolu değil, futbolun onu bıraktığı isimlerin kalacağı konuşuluyor.

Eğer böyle duygusal davranılıp, kadro gereksiz isimlerle şişirilirse yazık olur.

Hem emeklere hem de verilen yüksek paralara.

Madem hedef şampiyonluk dendi o halde buna uygun bir kadro kurulsun.

Ha bir de madalyonun diğer yüzü var.

Tüm bu iddialı açıklamalara, kurulan pahalı kadrolara rağmen hala da bu takım şampiyon olamıyorsa işte o zaman bazıları için futbol piyasasını ter etme zamanı çoktan gelmiş de geçiyor demektir.

Şimdilik güzel düşünelim ve temennilerle kalalım.

Yeşilyurt’un önü açık ve şampiyonluk için camiaya hiç olmadığı kadar arkalarında.

Geçmişten ders çıkararak, birkaç doğruyu bir araya getirerek kolayca bu ligden çıkabilirler.

Bakalım Yeşilyurt Belediyespor’u yönetenler kolayı seçip takımı şampiyon mu yapacak, yoksa yine “Dediğim dedik çaldığım düdük” anlayışıyla, kolayı değil zoru seçip yanlış üstüne yanlış mı yapacaklar?