Geçtiğimiz günlerde gazetemizde çıkan habere istinaden yazıyorum bu yazıyı.

Haber hakkında:
“Yoksulun sırtından doyan doyana, Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana” dizeleriyle akıllarda yer edinen türkü, şu sıralar market ve pazar tezgâhlarındaki fiyatlara ithafen söyleniyor. Patates, soğan gibi mutfakların olmazsa olmazı ürünler, yapılan tüm müdahalelere rağmen tarladan tezgâha gelene kadar tavan fiyatları görüyor. Hal böyle olunca hem üretici kaybediyor hem de tüketici bu ürünleri ancak tane ile alabiliyor.

Sokakta, kamuda herkes tezgâhların pahalı olmasından yakınıyor. Bu noktada bizim çok eksiğimizin olduğunu ve duruma eksik baktığımızı düşünüyorum.

Bir defa bizim ürün planlamamız yok. “Tarımda ürün planlaması” üzerine üniversitelerin bu konuda birçok bilimsel makalesi bulunuyor ama maalesef biz bunu çok ciddiye almıyoruz. Tarımsal ürünlerdeki anormal fiyat artışlarının önüne geçmek için tarımda ürün planlaması yapmak lazım.

Türkiye’de hangi ürüne ne kadar ihtiyaç varsa tespit edilmeli. Bu ürünlerin devlet desteğiyle Türkiye topraklarında yetiştirilmesi sağlanmalı. Böylelikle de uygun şartlarda üretilen ürünler, uygun fiyatlarla tüketiciye ulaştırılmalı.

Vakit geçirmeden ekonomide yeni reformlar yapılması gerek. İşte o zaman vatandaş mutfakta rahat rahat yemeğini pişirir, aşsız kalmaz.