Geçen sezonun 21. haftasında Galatasaray teknik direktörlüğüne getirilen Igor Tudor, Yeni Malatyaspor mağlubiyetinin ardından apar topar görevden alındı.

Kısaca Tudor’un sarı-kırmızılı kulüple ilgili karnesine bakarsak, geçen yıl 14 maçta 8 galibiyet, 5 mağlubiyet ve 1 beraberlik göreceğiz. (1.79 maç başı puan ortalaması)

Hırvat teknik adamın bu sezonki karnesi 20 maç 11 galibiyet, 6 yenilgi, 3 beraberlik (Avrupa kupası dahil maç başına 2.00 puan ortalaması)

MALATYA’NIN ETKİSİ…

Bu istatistiklere bakıldığında Igor Tudor’un aslında bir önceki sezona göre daha başarılı olduğunu söylemek mümkün. Öyleyse Tudor’u koltuğundan eden şey neydi?

Yeni Malatyaspor yenilgisi sonrası basın toplantısı odasında beklerken zaten Hırvat teknik adamın gönderileceği stat koridorlarında konuşulmaya başlanmıştı. Hatta maç öncesinde duyduğum “bu maç olmazsa Göztepe maçıyla Tudor’un kaleminin kırılacak” şu cümle artık futbolun spordan önce kocaman bir endüstriye döndüğünü bana bir kez daha hatırlattı.

Kulüplerde işler yolunda gitmediğinde hoca değişiklikleri olabilir. İşler iyi giderken de bu değişimler yaşanmıştır. Bu normaldir. Ama köklü bir kulüp neden sezonun ortasında durduk yere yeni bir seçime gider asıl önemli olan bu…

Normal şartlarda hoca değişikliğine gidersiniz ve tekrar önünüze bakarsınız. Dikkatleri bu kadar üzerinize çekmeden yolunuza devam edersiniz.

Demek ki haftalardır dillendirilen Terim ismine karşı çıkanlar var. Bana göre de haklılar. Her ne kadar başarılı bir isim olsa da artık torun sevmesi gereken yaşlarda ve Milli takımdan sonra Galatasaray’a dönmesi çok büyük hata.

TERİMİ TARTIŞMAK ELBETTE YERSİZ, AMA…

Fatih Terim isminin Galatasaray camiasında ne kadar önemli olduğunu tartışmak zaten en büyük hata olur.

Sarı-kırmızılı kulüp son 20 yılda parlak sezonlarını 96-2000 yılları arasında Terim ile birlikte yaşadı. Bu 4 sezonda Galatasaray’da 11 kez kupa kaldıran Fatih hoca hiç şüphesiz Türkiye’nin sayılı teknik adamlarından.

5 yıl önce Süper Lig’de iddialı takım sayı 4 iken şimdi bu sayı iki katı. Terim’in 3 büyükler dışında Başakşehir, Bursaspor, Göztepe, Kayserispor gibi sağlam takımlarla kıyasıya mücadele edecek.

Mevcut kadro şampiyonluğa yetmeyebilir. Tabii ki Fatih hoca artısıyla eksisiyle bunları düşünmüştür ve planını yapmıştır.

Birkaç ay önce Türkiye Futbol Federasyonu ile Milli takım arasında yaşadığı sıkıntıları, restaurant basma olayını ve Arda Turan konularını göz ardı etmemek lazım. Aradan çok fazla süre geçmemesi Terim’in kendisini toplamasına yetti mi? kolay uyum sağlayacak mı? Bunları da düşünmekte fayda var.

İmparatorun oyuncular üzerinde kuracağı otorite şekli Avrupa kupasında başarılı olduğu sezonkinden çok farklı olmalı. Eski kafayla futbolcu idare etmek yerin mutlaka zamana uygun şekilde yöntemler geliştirmek zorunda. Teknik-taktik-strateji anlamında bunları konuşmak belki bana düşmez, zaten o tecrübede biri değilim.

TEK YOL HAMZA HOCA…

Bu çalkantılı dönemde takımın başına gelmesi gereken ismin Hamza Hamzaoğlu’nun olduğunu düşünüyorum.

Genç ve zamana en çabuk ayak uydurabilecek olan Hamza hoca 3 sezon önce hak etmediği şekilde takımdan gönderilmişti. Zaten o süreçten sonra sarı-kırmızılıların paçası hiçbir şekilde düzelmedi.