Futbolda, Altınordu mağlubiyeti gibi maçlardan sonra sinirlenmek, öfkelenmek ve de anlık reaksiyon vermek en doğalıdır. Lakin doğrusu bu değildir!
Şehrini ve takımını her türlü olumsuzluğa rağmen ligde tutan kendi futbolcusuna yönelik, ağır ve ahlak dışı ithamlarda bulunanlar, Adana Demirspor karşısındaki onurlu mücadelelerinden dolayı acaba şimdi ne yazacaklar?
Ya da söyleyecek, yazacak, konuşacak yüzleri kaldı mı?
Kazanmak adına her şeyin yapıldığı ancak şansın ilk kez yanımızda olmadığı bir maç izledik. Rakibin sahasında oynanmasına rağmen sanki bizim ilk 2 hedefimiz varmış da Adana Demir kısıtlı bütçeyle mücadele eden takımmış gibi gözüktü sahada her şey.
Pas oyununu rakibi bayıltana kadar iyi oynayan, “Hücuma 3 adamla nasıl çıkılır’ ın” dersini veren, takım savunmasıyla Demirspor’un en etkili silahlarını susturan bir Malatyaspor vardı sahada.
Futbolda tabelaya değil de iyi oyuna bakılıp, 3 puan verilseydi, kesinlikle karşısına Yeni Malatyaspor’un yazılacağı bir maçtı.
Erkan 2. sarıdan atılmasa ya da çok erken 10 kişi kalmasak, Guido Koçer ve Umut girdikleri diğer pozisyonları değerlendirse bugün en güçlüsünden Play Off’u konuşuyor olacaktık. Takımımızın kaybettiği 2 puandan ziyade sergilediği futbol beni ziyadesiyle memnun etti.
İlk yılımız olduğundan ve hem tesisleşme hem de kurumsal yapılanma olarak Süper Lig’e hazır olmadığımızdan, sezon boyunca bireysel olarak hiçbir zaman Play Off beklentim olmadı. Biraz tecrübelenmek biraz da ‘camia havaya girsin’ diye Play Off’a kalsak fena olmazdı ama gerçekleri de bir kenarı itemeyiz.
Futbolcularımızın Adana Demir karşısındaki yürekli ve güzel oyunu sadece bir mağlubiyetten sonra onların karakter analizini yapmaya çalışanlara en cevap ve ders olmuştur.
Kendi düşen ağlamaz!
‘Kendi düşen ağlamaz’ diye bir söz var. Sanırım 44 Malatyaspor’un küme düşüşünü bundan daha kısa ve öz hiçbir cümle anlatamaz. Birkaç esnafın kendi alın terleri ve emekleriyle markalaştırdığı bir kulübü yine kendi elleriyle nasıl yok edişlerine şahit olduk.
‘Futbolun adaleti yok’ sözüne hep karşı çıkmışımdır. 6 sezondur bu ligde yer alan 44 Malatyaspor o kadar çok yanlışlar ve tercihler yaptı ki; artık futbolun bile bunca hatayı kaldıracak mecali kalmamıştı. Bu kulübe emek vermiş oyuncuların özverisi olmasa zaten baraj maçına kadar 44 kere küme düşerlerdi. Dün oynanan karşılaşmada bu ligde olmayı daha çok isteyen ve maçı kazanmak için daha doğru olanı yapan İnönü Üniversitesi istediği sonuca ulaştı.
Gelecek yıl BAL’da olacak İnönü Üniversitesi’ni ve onlara bu şampiyonluğu getiren sevgili oyuncu kardeşlerimizi tebrik ediyorum. 44 Malatyaspor’un küme düşüşü, İnönü Üniversitesi’nin BAL’a çıkışıyla alakalı geniş yazımı yarından itibaren BUSABAH Spor Eki’nde okuyabilirsiniz...
Malatya
Asayiş
Dünya
Spor
Battalgazi
Yaşam
Sağlık
Ekonomi
Kültür
Siyaset
Tek gollü cevap!
Fatih Avcı
Yorumlar
Günün Haberleri
Naci Görür BUSABAH’a konuştu: Malatya’da deprem bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum…
Malatya'daki 5.6'lık sarsıntı yeni bir depremin habercisi mi? Ahmet Ercan net konuştu
18 yaşındaki Beyzanur Narinç hayatına son verdi
5.6'lık sarsıntı altyapıyı vurdu: MASKİ'den Malatyalılara acil çağrı!
Vatandaş "Kaldırılsın" dedi, resmi kurum "Kaldırılırsa felaket olur" dedi! Orduzu’da büyük çelişki
Dijital dünyayı sallayan Malatya ezgisi! Kul Duran’ın ölümsüz eseri milyonlara ulaşıyor
Prof. Dr. Gezer’den Malatya manifestosu: "Kent iradesi yok, çantada keklik görülüyoruz!"
Emre Caner kimdir? Veli Ağbaba’nın akrabası Emre Caner neden gözaltına alındı?