Önceki gece Beşiktaş’ın Partizan ile UEFA Avrupa Liginde oynadığı karşılaşmayı izledik. Beşiktaş’ın deplasmanda kötü zeminde aldığı 4 – 0’lık galibiyet bizi ziyadesiyle mutlu etti. Maç bittiğinde, acaba diğer kanallarda neler var diye kumandayla gezinti yaparken çok şaşırdığım bir görüntüyle karşılaştım. 8 ya da 9 tane daha çok haber içerikli yayın yapan TV kanalında son dakika gelişmesi olarak, Beşiktaş’ın Partizan’ı 4 – 0 yendiği maçın haberi veriliyordu. İnanın şok oldum.


***


Beşiktaş’ın kazanması bizi milliyetçilik duygumuzdan dolayı fazlasıyla gururlandırdı ama bu maç daha bir grup karşılaşması. Yani UEFA Avrupa Liginde finale, yarı finale, çeyrek finale çıkmadık. Hatta daha son 32’ye bile kalmadık. Durum böyle iken Ulusal TV’lerin son dakika geçmesi sadece ülke futbolunun acizliğini gösterdi. Aslında TV’ler son dakika geçerken farkında olmadan, ‘Milli takım çok kötü, Galatasaray, Fenerbahçe çok formsuz, Federasyon yönetimi evlere şenlik onun için bu tür normal galibiyetler artık bizim için çok büyük anlam ifade ediyor’ mesajı veriyor.


***


Allah aşkına ben size soruyorum. Bu ülke ortadoğuda olup bitenlerden dolayı diken üstünde iken Beşiktaş’ın grup maçında 2. sınıf bir ülkenin eski gücünde olmayan bir takımını farklı yenmesi gündem midir? Ama maalesef futbolumuzu bu seviyeye getirdiler. Önceden Fenerbahçe Şampiyonlar Liginde çeyrek finale yükselince başarı derdik. Galatasaray UEFA’yı alınca sokaklara dökülürdük. Milliler, Almanya’yı yenince sevinirdik.


***


FIFA sıralamasında Türk Milli Takımı 46. sıraya gerilemiş ve biz hala sıradan galibiyetleri zafer havasında görüyoruz. Zaten biz, böyle ufak şeylerden mutlu olduğumuz, doyuma ulaştığımız müddetçe hiçbir dönem gerçek bir şampiyon çıkaramayacağız. Galatasaray Dortmund’tan kendi evinde 4 yemiş hocası neredeyse bayram edecek. Milli Takım 1990’dan sonra en kötü dönemini yaşıyor, Fatih Terim hala küçük dağları ben yarattım havasında. E be adam sana aylık 750 bin lira verecekler karşılığında hiç bir şey yapamayacaksın ve bir de ‘muhasebeci kesildiler’ diye milleti suçlayacaksın.


***


Malatya’da da durum farklı değil. Geride bıraktığımız 2 play off serüvenimizde Yeni Malatyaspor için büyük başarı diye sunanlar bugün tarihin en iyi Yeni Malatyaspor’unu kuran Mustafa Uğur ve Adil Gevrek’e sallıyor. Bakın eleştiriyor demiyorum, sallıyor. Çünkü kimse eleştirilemez değildir. Herkes herkesi eleştirebilir. Ancak sırf birilerine tabancalık yapmak adına en iyi istatistiğe sahip adamlara sallarsan işte o zaman bu ülkede hiç bir şey gelişmez. Medyanın sportif anlamda kulüpler ve milli takımlar bazında koyduğu standartlar çok önemli. Biz, bir Türk takımının sıradan bir avrupa takımını yenmesiyle mutlu olacak bir milletiz ama bununla yetinmemeliyiz.


***


Millilerin, 4 büyük takımımızın ve kulüplerimizin durumu ortada. Türk futbolunda en büyük yapılanma önce Yıldırım Demirören’i futbol dışında tutmakla olur. Adamcılığı bırakır, kulüplerimizin menfaatini düşünürsek, sıradan galibiyetlere destan demezsek, başarılı sporcuyu dibe çekmezsek belki bizden de birşeyler olur..!