Bundan yirmi gün önce Malatya Ticaret Odası ile ilgili yazdığım yazının ana fikri şuydu:
Her kurum dibine kadar siyasileşmiştir!
Dün Hükümet’in aldığı kararla 364 oda ve borsanın seçimleri iptal edildi. Nisan 2018’e ertelendi.
Ankara Ticaret Odası seçimleri geçen hafta iptal edilmişti, İstanbul Ticaret Odası’ndaki yaşanılan sıkıntılardan dolayı bu tür bir “ertelenme” olayı olduğu söyleniyor ama doğru değil.
Çünkü hemen hemen sıkıntı yaşanmayan şehir yok gibi…
Maalesef bu işler çok değişti.
Malatya Ticaret Odası başkanlık yarışını, yaşanılan sıkıntıları görüyorsunuz.
TSO Genel Sekreteri odasında darp edildi diye TSO bülten geçti!
“Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreterimiz Abdullah Duran’ı, C. A. yanındaki kişi ile makam odası basıp darp etmiştir. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası 20 Eylül 2017 Çarşamba günü Genel Sekreterimiz darp edildiği nahoş bir olay gerçekleşmiştir. Bu olayın faillerini şiddetle kınıyoruz.”
Dedikodu değil, kulis değil!
Bizzat TSO tarafından bizlere duyuruldu.
Ama maalesef seçimin 7 ay sonrasına ertelenmesi bi şey değiştirmeyecektir. Sadece sıkıntıların, kulislerin, ali cengiz oyunlarının süresi uzamış olacaktır.
TSO VE BASIN
Basının tarafı olamaz, diye noktalamak lazım ama açayım…
Diyelim ki Meşale derneğinin üyesisiniz ve desteklediğiniz aday belli ama bunu “basıncı” kimliğinizle aktaramazsınız!
Diyelim ki desteklediğiniz adayın yönetiminde akrabanız var veya çok sevdiğiniz bir arkadaşınız var ama bunu “basıncı” kimliğinizle halka anlatamazsınız!
Diyelim ki mevcut başkanla ve yönetimiyle daha önce sıkıntılarınız olmuş ve bunu “basıncı” olduğunuz için üstünlük gibi kullanamazsınız!
Hasbelkader bi şeyler yazmaya çalışabilirsiniz ama inanın çok komik duruyor ve insanlar anlıyor.
KÖŞE YAZARI
Yazılarını beğenerek okuduğum BUSABAH’ın köşe yazarı Didem Barut’un 21 Eylül’de yazmış olduğu “TSO Seçime Gidiyor!” başlıklı yazısını eleştirmek istiyorum.
Yazı adayların özgeçmişi ile başlıyor ama sonrasında garipsediğim cümleler var.
Şu cümle bana göre hesapsız bi cümle;
“Edindiğim bilgilere göre Erkoç’un bu seçimi alması zor bir ihtimal. Aylar öncesinde oda içerisinde başlayan ve son 5-6 aydır gün yüzüne çıkan sıkıntıların bu seçimde Erkoç’u zorlayacak gibi görünüyor.”
Aslında bir köşe yazarının seçimi kimin kazanabilmesi ile ilgili fikir yürütmesi normaldir. Ama bu tür seçimlerde bu tür “hesapsız” cümleler sıkıntılıdır. Mesela kaç üye ile görüştünüz? Yüz mü, iki yüz mü yoksa bin mi?
Bu tür “hesapsız” cümleden hemen sonra kurulan cümle de “hesaplı” olunca garipsiyorsun;
“Oğuzhan Sadıkoğlu’nun ise tanınmış ve sevilen bir isim olmasının yanı sıra genç olması da büyük avantaj. Çünkü koltuğa en yakın isim olarak adı sürekli zikrediliyor.”
Malatya’da çok şükür adaylık durumu gözetilince “genç olmak” çok artı karşılandığı için(!) kim tarafında sürekli zikredildiğini merak ediyorsun.
Kısacası bu tür cümleler bana göre sıkıntılı cümlelerdir. Sandıktan önce analiz yaparken sandık sonuçlarını bir temele dayandırmadan analiz yapmak bu topraklarda farklı algılanmaya sebep verebilir.
MUHABİR
Muhabir olsaydım, Emniyet’e gidip bazı bilgiler almaya çalışırdım.
Valilik de olabilir, diğer bağlı birimler de olabilir.
Mesela Malatya’da yaşayan toplam Afgan uyruklu kaç kişi var?
Toplam Suriyeli sayısı…
2017 için 9 aylık göç raporu…
2017’’de asayiş olayları raporu, göç raporu ile karşılaştırmalı…
Bu konuda TÜİK’in raporları…
Bi hafta uğraşırdım bu haber için…