Seçim bitti, oyumuzu kullandık. Kim kazandı bilmiyorum. Çünkü bu yazı dün yazıldı. Kim kazanırsa kazansın, kazananın kazanmayanlara saygı duyduğu, kaybedenin demokrasiye olan inancını yitirmediği bir dönem olur inşallah.


Seçim günü dediğimiz gün halkın günüdür. O gün her taraf sessizdir. Bağıran yoktur, çığırtan yoktur o gün. Seçim çalışması dediğimiz o terane, o şamata, o yorucu süreç yok olmuştur. O gün seçmenin günüdür. Seçmenin istediği şarkıyı dinlediği gündür, o gün.


Eskiden, oy kullandıktan sonra işaret parmağına mürekkep damlatırlardı. O gün herkes boyanırdı. İlkel bir uygulama gibi görünebilir ama ben çok severdim. Çünkü oy kullandığımın ispatıydı benim için. Farklı gelirdi bana…


Seçim günü muhabbetler de çok güzeldir. Herkes biraz merakla bekler sandık sonuçlarını. Akşama doğru sanki oylar açıklanmış gibi tahminler netleşmeye başlar. Ortaya kara dedikodular atılır. Birkaç grup, “seçimi şu kazandı” diye dedikodu çıkarır. Bu dedikodu hemen yayılır ve herkes o dedikodu üzerinden tartışma başlatır.


Yıllardır her seçim günü, sandıklar sayılmaya ve sonuçlar açıklanana kadar beklerim o okulda. Sandık Başkanı’nın o gereksiz ruh halini her seçim günü gözlemlerim. Siyasi partilerin görevlilerinin o sinirli hallerini, gözetmenlerin koşuşturmasını, fanatiklerin komplo teorilerini çok gözlemlemişimdir. O gün benim için bayram havasında geçer.


SEÇİM GÜNÜ GEYİKLERİ


Bu muhabbetleri kayda alsak ve yayınlatsak, rekor kırar! Malatya’da seçim günü geyikleri mizahidir ve çok komiktir. İlgili-ilgisiz herkesin katıldığı muhabbetlerdir. Seçim günü Malatya’da, toplam kullanılan oyun hemen hemen hepsinin sorduğu soru aynıdır: “ KİME VERDİN?”


Bu soruya muhatap olan kişinin haline bakalım…


-Kullandın mı?


-Yok, yarın kullanacağım!


-Ney?


-Ya tabii ki kullandım.


-Kime verdin?


-Verdik işte…


-Kime ama?


-Sana ne kardeşim!


-Ya söylesene, kimseye söylemem!


-Sandık başkanı mısın arkadaş, söylemem!


-Allah’ını seversen söyle…


-Gizli oy, açık tasnif ve 1950 diyorum kardeşim. Anlamıyor musun?


-Bana da mı gizli oy? 1950’ye ne olmuş?


Bu böyle uzar gider. Kurban Bayramı gibi dört gün sürer bu seçim günü geyikleri… Zaten oy kullanmak da aynı Bayram Namazı kılmak gibidir. Hoca tarif yapmazsa kimsenin aklına gelmez Bayram Namazı nasıl kılınır diye. Çünkü herkes unutmuş nasıl kılınacağını. Sandık Başkanı da anlatmazsa, millet yanmıştı. Yok sarı pusula, yok mavi pusula…


Vatana millete hayırlı olur inşallah bu seçim…