Türk Telekom A Ligi, Bank Asya 1. Lig, PTT 1. Lig ve TFF 1. Lig...

Adına ne koyarsanız koyun bu ligin kalitesi oldubitti tartışıladurdu.

Puan farklarının hiçbir zaman açılmaması, hem küme düşme hattında hem play off’ta hem de şampiyonlukta son hafta bile her şeyin değişmesi, her takımın her takımı içeri de ya da dışarıda yenebilmesi bu ligin tam olarak çözülememesine neden oldu.

İşte bugün daha çok bu sezonki adıyla TFF 1. Lig’in bu yönünü irdelemek istedim. TFF 1. Lig’de son 7 haftaya girilirken, yine klasik olarak ne şampiyonlukta ne de küme düşme hattında en ufak bir kopma yok. Yarış devam ederken, oynanan müsabakaların çetinliği de gözler önünde.

Hal böyleyken bu durumu çok kaliteli olarak yorumlayan da var, kalitesizlikle eş değer gören de. Bence bu lig mücadele ve motivasyonun en fazla öne çıktığı bir lig. Sistem ve takım oyunu, yıldız ve çok bütçeli bir kadrodan daha önemli.

Geçtiğimiz yıllarda başarı sağlayan takımlara ve bu sezon lider olan Yeni Malatyaspor’a baktığınızda neler söylemek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. En son geçen yılın şampiyonu Adanaspor’un takım oyunu ve yakaladığı havayla deve dişi gibi takımları nasıl alt ettiğini gördük.

Bu sezon başında bir veri dikkatimi çekmiş, bunu BUSABAH okuyucularıyla haber olarak paylaşmıştım. TFF 1. Lig’de en fazla bütçeye sahip takım sıralamasında Yeni Malatyaspor 14., Giresunspor 15., Ümraniyespor 16., Altınordu 17., Mersin İdmanyurdu 18. Sırada yer alıyordu. Bugün gelinen noktada en alttaki 3 takımdan Yeni Malatya’nın lider, Giresun ve Ümraniye’nin play off potasında olduğunu görüyoruz.

Bu 3 takımın da oyun yapısı sonuna kadar pes etmeden mücadele eden bir şekle sahip. Bu noktada dilerseniz bir de pahalı bütçeli takımlara bakalım. Göztepe, Eskişehirspor ve Sivasspor...

Göztepe sezon başından beri uçan kuşu dahi transfer etti. Eskişehirspor ve Sivasspor Süper Lig’den düşerken kadrolarındaki yıldızları tutup üstüne üstlük daha nicelerini aldı. Bu üç kulübün minimum bütçesi 25 milyonun üzerinde. Oysa 15 milyona kurulan Yeni Malatyaspor, ligin zirvesinde. Üstelik Eskişehir ve Göztepe’nin play off ya da ikincilik şansları da net değil.

Tabi bu noktada az parayla çok iş yapmak futbolda en zor olanıdır. Fakat ondan daha da zor olanı çok parayla çok iş yapabilmektir. Evet, size tuhaf gelebilir ama öyledir. Bugün Süper Lig’de Fenerbahçe’nin harcadığı parayla, kurduğu kadroyla yarışacak bir takım gösteremezsiniz. Ama lider Beşiktaş. Yine Avrupa’da aynı örnekler var. Manchester United’e Pogba’yı, İbrahimoviç’i servetler ödeterek aldıran Mourinho’nun takımı ilk 6’nın içinde olma mücadelesi veriyor.

Hayatım boyunca futbolda çok parayla çok büyük başarılara imza atan bir tek kulüp gördüm o da Real Madrid. Her dönem en büyük yıldızları astronomik paralara alıp, büyük kupalar kaldırmışlardır. Ama dünyada onun dışında dev bütçelerle büyük başarılar elde eden takım göremezsiniz. Birkaç istisnai durumlar olabilir. Ancak şaşırtıcı gelse de böyledir. Normalde doğru orantı beklenir. Çok paralı kulüp, çok büyük yıldızlarla başarı sağlar. Fakat gerçek bu değildir. Futbolda parayı doğru ve verimli harcamak en doğru ve makul olanıdır.