Geçen gün Malatya’da ikinci üniversite tartışmalarının yersiz olduğunu ve mevcut üniversitemizin sıkıntılarını bir kenara bırakıp ikinci üniversitenin yerinin üzerine fikir beyan etmenin yanlış olduğunu anlatmıştım bu köşede…
O yazımdan birkaç gün önce de trambüsü yazmıştım ve İnönü Üniversitesi öğrencilerinin yaşadığı sıkıntıları, öğrencilerin trambüs ile ilgili imza kampanyası düzenlediklerini ve Turgut Özal Özal Tıp Merkezi (TÖTM) ile İnönü Üniversitesi’nin aynı hat üzerinde taşıma yapmasının doğru olmadığını yazmıştım.
Dün ise yine üniversite gündemdeydi…
Zaten bu kaçıncı olay inanın bilmiyorum ama 50 bin kişinin yer aldığı bir kampüse iki el yapımı bomba sokan PKK sempatizanı birini polislerin kullandığı TOMA’ya doğru atıyor diğerini ise atamadan elinde patlatıyor.
Ülkenin doğusu karışmış, ilçeler ve bazı şehirlere sokağa çıkma yasakları uygulanırken, her gün şehit haberi gelirken ve her taraf güvenlik olayını hat safhaya çıkarmışken İnönü Üniversitesi Rektörlüğü’nün bu kadar rahat hareketler sergilemesi ve güvenliğin “g”sinden habersiz bir yönetim şekli korkutucu bir olaydır.
Daha geçen gün çarşının ortasında olaylar olmuştu, yaralılar vardı ama Rektörlüğün bu kadar rahat hareketler sergilemesi düşündürücü…
İnönü Üniversitesi içerisini elini kolunu sallayarak el bombası sokulmuş ve patlatılmış, dört yaralı 70’e yakın tutuklama olmuş ama halen Rektör Cemil Çelik’ten bir ses çıkmamış…
Yazı İşleri Müdürümüz Büşra Ünal gün boyunca Rektör’e ulaşmaya çalışıyor ama ulaşamıyor.
Bu kadar rahat olmanın ve sorumluluk denen olgunun sadece ismin başına sıfat eklemek ile olmuyor.
Elli bin insanın sorumlusu sizsiniz Sayın Rektör Cemil Çelik…
Dün çok öğrenci ile konuştum…
Acaba sadece bu güvenlik zafiyetinin sebebi sadece trambüs mü, diye sorular sordum…
Trambüsün güvenlik açısından risk olduğunu belirtmekle beraber sadece trambüsün risk olmadığını anlattılar bana…
Mesela Turgut Özal Tıp Merkezi’nden İnönü Üniversitesi’ne direkt yürüyerek geçilen bir tüp geçit var. Bu geçidin belirli saatler haricinde hiçbir güvenlik önlemi yokmuş…
Hatta bi öğrenci arkadaşım “Değil el bomba, biri isterse bazuka dahi sokabilir rahatlıkla üniversiteye” diye konuştu.
Sıfır güvenlikle idare edilen bir üniversite…
Hatta işin tuhafı dün dahi giriş-çıkışlar eskisi gibi devam ediyormuş.
Üniversitenin içerisinde iki bomba patlatılmış, öğrenciler diken üstünde ama güvenlik halen umursanmıyor.
Biliyorsunuz, trambüslü seferler başladıktan sonra uzun aracımız önce Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sonra İnönü Üniversitesi’ne girip çarşıya doğru devam ediyor.
Yani tek hat üzerinden gidişler yapılıyor.
Bu tek hat olayı hem öğrencilerin geliş-gidişlerini çok sıkıntıya sokuyor hem de anladık ki güvenliği tamamen ortadan kaldırıyor.
Sayın Cemil Çelik’in trambüs ile ilgi ne düşündüğünü bilmiyorum ama üniversitenin içine girilmesine izin veriyorsa demek ki olumlu düşünüyor.
Fakat Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın bu son olaylardan sonra mutlaka bu tek hat olayına müdahil olması gerekir.
Yaşadığımız bu sıkıntılı süreçte her gün canlarımızı kaybederken terör kusan hainlere güvenlik açığı vermemeliyiz.
Sadece trambüs değildir ama bu çift hatlı sisteme geçiş en azından hem taşıma sistemini rahatlatacaktır hem de güvenlik anlamında caydırıcı bir hal alacaktır.
TÖTM ile üniversite arasındaki tüp geçidine de Rektörlüğün bir an önce el atması gerekiyor.
Sayın İnönü Üniversitesi Rektörü…
Üç-beş ayınız kalmış olabilir ama son döneminizde bu kadar rahat hareketler sergilemeniz, hatta basını eleştiren konuşmanızda sizle paralel düşünceye sahip olmama rağmen genel hatlarıyla yönetiminize paralel düşünen biri değilim.
Fakat şu soruyu cevaplayamayacağınızı iyi biliyorum ama yine de iki soru sormak istiyorum:
İster paralel düşünün ister olaya dikey girin fark etmez ama İnönü Üniversitesi sizin için güvenli bir yer mi?
Trambüslü seferler başlamadan önce “güvenlik” kelimesi ağzınızdan hiç çıktı mı?