Ramazan ayı, dünyalık nefsanelerimizi bir kenara itip, aç karnına bekleşen yetimleri önce kalp ile sonra gözle arayıp bulma ayıdır.

Eskilerden gelen ama eskimeyen insanlığın merhamet nazarıdır Ramazan.

Bir ay düşününki yoksulun sofrasına bereket, zenginin midesine dinlenme getirsin.

Bir ayki nefisler erdem zincirinde geri çekilirken duyarlılık ‘yokun’ halinden anlamak olsun.

Allah, insanı yaradan dizayn eden ve insanın bütün yaptıklarından haberdar olandır.

İnsan çoğalıp toplumları oluşturduğundan beri bir aradalığı yaşarken, çevresine kendi yapıları ile duvarlar örer ve bazen geçiş yurdu bu dünyayı o kadar çok önemser ki yaratıldığını ve mükellef olduğunu unutur.

Çevresine baktığında yaratıcıyı hatırlatacak doğal güzelliklerle kendi arasına giren yine kendi ürettiği beton duvarlar çıkar.

İnançlı insan zalimleşir, bazen kaya sırtından kopan kaya gibi insanlığın onurlu yanını ezmek için yuvarlanır.

İnsanlık yaratıcısı ile bağlarını zayıflatmamış olsaydı ne ağlayan yetim görürdünüz ne de şükürsüz sadece dünyalık için çalışan bir insan görürdünüz.

Ramazan bizim taş betondan yaptığımız soğuk binalarımıza yaradandan gelen bir uyarıcı bir kalp temizleme ayıdır.

En ön önemlisi de bence ezanı can ruh ve nefsimizle beklememizdir.

Düşünsenize ezanı bekleyen bütün insanlık iftar ile can bedenine ruh hassiyetine ve nefs terbiyesine kavuşuyor.

Ramazanın güzel mesajındaki yüceliği görme ve Ramazan orucunu hakkı ile tutma dileği ile, iyi Ramazanlar…