İki tekerlek üzerinde özgürlüğe pedallamak…
Birkaç gün önce Malatya’ya gelen 2 gezgin bisikletçi ile tanıştım.
Melis ve Erdal,“Pedal Arkadaşım” adını verdikleri proje kapsamında güzel ülkemizin 55 ilinde 10 bin kilometre pedal çevirerek zihinlerdeki engelleri aşmak için İstanbul’dan yola çıkmışlar.
Bisikletin herhangi bir cinsiyete, ırka, dine, dile, etnik gruba mensup olmayan tümüyle bütünleyici ve birleştirici bir araç olduğunu savunan bu ikilinin hedefi, bisiklet sürüşünde engelli-engelsiz ayrımının da olmaması gerektiğini savunmak.
“Tandem” adı verilen yani çift kişilik bisiklet ile gözleri gören ve görmeyenin kurdukları iletişim sayesinde tek vücut halinde pedal çevirmek.
İki kişilik bir bisiklet üzerinden pedal arkadaşlığı bilincini Türkiye’de yaygınlaştırmak amacıyla yola koyulan bu ikili, ülkenin 5 bölgesini kapsayacak yaklaşık 10 bin kilometre pedal basacaklar.
Ardahan’dan başladıkları yolculukta onlara görme duyusu yüzde 5 olan İsmail’de, Erzurum, Erzincan, Malatya ve Elazığ etabında 15 günlük süreçte eşlik edecek.
İsmail, henüz 2 yıl öncesine kadar hiçbir engeli olmayan bir gezginken olduğunu söyledi.
Yaşadığı yüksek tansiyon onun sadece görme yeteneğini elinden alsada, dünyayı keşif etme ve yaşama tutunmasından engel olmamış.
İsmail ile yaptığım sohbet esnasında kurduğu bir cümle beni çok etkiledi.
Kendisine bu haliyle bisiklet kullanmasının zor olup olmadığını sorduğumda “Zoru ve kolayı ancak o yolda öğrenirsiniz. İnandıktan sonra kilometrelerin, yükseltilerin ve mesafelerin hiçbir önemi yoktur.” dedi.
Tabii yol çizgilerinin daha belirgin olması ve araç trafiğinin yoğun olmaması da onun bisiklet sürüşü açısından dikkat etmesi gereken kurallar olduğunu da söyledi.
Yani başlamadan bitiremezsiniz, zora ve kolaya kendiniz zihninizde istediğiniz kadar yer ayırırsınız.
Bisiklet dünyanın en güzel taşıtı, sadece kendi enerjinizle sizi her şeyden kurtarabilen yegane götürgeç.“Bu şehirde bisiklet mi sürülür?” lafı hayatında hiç bisiklet sürmemiş, tembelliklerine bahane arayanların uydurdukları bir hurafedir.
Siz onlara inanmayın.
Bisikleti yaşlısı-genci, engellisi-engelsizi herkese tavsiye edin.
Hem en çevreci, hem de en ekonomik ulaşım aracıdır.
Unutmadan, kilo vermek için de birebirdir. Malum vücut, bacakları harekete geçirmek için kalori harcatıyor.
Kullananların sayısı her geçen gün de artıyor.
Benden söylemesi…