VM Medical Park Florya Hastanesi Psikolog Dilara Dalyan, Ramazan ayının yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir arınma ve denge süreci olduğunu vurgulayan Psikolog Dilara Dalyan, oruç tutmanın bireyin öz denetim becerilerini güçlendirdiğini ve zihinsel dayanıklılığı artırdığını söyledi.

BEYİNDE BİYOLOJİK DEĞİŞİM
Orucun ilk günlerinde vücudun glikoz depolarını kullandığını belirten Dalyan, yaklaşık 3-4 gün sonra yağ yakımının başladığını ve beynin alternatif bir enerji kaynağına geçtiğini ifade etti. Bu sürecin zihinsel berraklık ve farkındalık hissini artırabileceğini dile getirdi.
Açlığın beyinde BDNF (Beyin Türetilmiş Nörotrofik Faktör) adlı proteinin üretimini artırdığını kaydeden Dalyan, bu proteinin yeni sinir hücrelerinin oluşumunu desteklediğini, öğrenme ve hafıza fonksiyonlarını olumlu etkileyebileceğini söyledi.
“ORUÇ BİR İRADE EGZERSİZİ”
Oruç tutmanın bir tür irade egzersizi olduğunu belirten Dalyan, açlık dürtüsünü kontrol etmenin beynin karar verme ve irade merkezi olan prefrontal korteksin daha aktif çalışmasını sağladığını ifade etti. Bu durumun stresle baş etme kapasitesini artırarak psikolojik dayanıklılığı güçlendirdiğini kaydetti.
EMPATİ VE ŞÜKRAN DUYGUSU GÜÇLENİYOR
Ramazan ayının toplumsal bağları kuvvetlendirdiğine dikkat çeken Dalyan, açlığın bizzat deneyimlenmesinin empatiyi artırdığını söyledi. Aynı anda milyonlarca insanın oruç açmasının güçlü bir aidiyet ve birlik duygusu oluşturduğunu belirtti.
Pozitif psikolojide şükran duygusunun mutlulukla doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Dalyan, iftar sofralarında yaşanan farkındalığın yaşam doyumunu artırarak kronik mutsuzluğa karşı koruyucu etki oluşturabileceğini dile getirdi.
ÖFKE VE SİNİRLİLİĞE KARŞI ÖNERİLER
Ramazan ayında görülen öfke ve sinirliliğin genellikle kan şekeri düşüklüğü, uyku düzeninin bozulması ve kafein yoksunluğuna bağlı olduğunu belirten Dalyan, öfke anlarında 4-7-8 nefes tekniğinin uygulanabileceğini söyledi. Sahur sonrası uyku düzeninin korunması ya da gün içinde kısa dinlenmeler yapılması gerektiğini ifade eden Dalyan, önemli kararların iftar sonrasına bırakılmasını ve günlük yaşam temposunun bilinçli şekilde yavaşlatılmasını önerdi.
DİJİTAL DETOKS VURGUSU
Ramazan’ın dijital alışkanlıklar açısından da bir arınma fırsatı sunduğunu dile getiren Dalyan, iftar ve sahur arasında ekran süresinin azaltılarak sevdiklerle iletişime yönelmenin ruhsal iyilik halini güçlendireceğini belirtti.
Ramazan ayının sabır, erteleme ve farkındalık becerilerini geliştirdiğini söyleyen Dalyan, bu sürecin bireyin hem zihinsel hem de duygusal olarak yenilenmesine katkı sağladığını sözlerine ekledi.





