Siyasetin Türkiye’deki algısına bakınca bi “yapaylık” görürsün. Çoğu zaman “samimi” gelmez vatandaşa.

Oy verene de gelmez, vermeyene de gelmez…

Eski Türkiye döneminde siyasetçi figürlerinin halkta bıraktığı algı “samimiyetsizlik” tir ve bu pek samimimi olmayan siyasetçi figürleri her ne kadar diğer dönemlere nazaran daha “çalışan” gözüken Yeni Türkiye siyasetçileri olsa da, sadece seçim dönemi siyasetçileri halen çok vardır Türkiye’de.

Bu siyasetçi figürlerini yerele indirgediğin zaman sadece “hizmet” için gelen kaç siyasetçi tanıyorsunuz ya da hatırlıyorsunuz Malatya’da?

Ömer Faruk Öz’ü seversiniz sevmezsiniz, bilemem…

Ama genel itibariyle duruşu bana çok samimi geliyor.

Gözlerinin içine bakarak konuşmalarını görünce ve her hangi bir tekse bağlı kalmadan spontane konuşan doğal bir insan görüntüsü veriyor.

Bu hissi yanındayken de alıyorsun, televizyonda konuşurken de alıyorsun.

Eleştiri yaparken sadece Malatya’nın menfaatini düşünüyor hissi veriyor.

Kendi partisinin belediye başkanlarını eleştirebilen ve bunu basın önünde yapabilen kaç siyasetçi hatırlıyorsunuz Malatya’da?

Mesela kaç ay önce Türkiyem TV’deki konuşmasını iyi hatırlıyorum. Muhtarların belediye başkanlarına ulaşmakta zorluk çektiğini ifade etmişti ve sonrasında ağır bir eleştiri yapmıştı.

“Biz, Sayın Tayyip Erdoğan sayesinde bu koltuklarda oturuyoruz. Herkes aklını başına alsın. Muhtarlar beni arıyor, belediye başkanlarına ulaşamıyoruz, diye yakınıyorlar…” gibi cümleler kurmuştu.

Ya da Malatya Büyükşehir Belediyesi ile ilgili çoğu hayati konudaki fikirlerini açık açık söylemiştir. Trambüs’e karşı olduğunu, Turgut Özal Tıp Merkezi’nin karşısındaki yeni kavşak uygulamasının yanlış olduğunu, alt geçitlerle ilgili projelerinin Belediye tarafından iptal edildiğini açık açık bizlere duyurmuştur Sayın Ömer Faruk Öz.

Geçen cumartesi gazetemiz BUSABAH’ı ziyaret etti Sayın Ömer Faruk Öz. Uzun uzun sohbet etti bizlerle. Çok soru sorduk ve her soruyu açık açık cevapladı. Ayrıntılarını bugünkü gazetemizden okuyabilirsiniz.

Bunları niye yazdım, biliyor musunuz?

Bana çok samimi geldiği için yazdım bunları. Daha geçen haftalarda Ömer Faruk Öz’ün bir cümlesine istinaden “BÜYÜK GAF” diye manşet atmış BUSABAH’ı ziyaret eden bir vekilin samimi davranışları yüzünden bunları yazdım.

Ben bu tür hareketleri “doğru duruş” diye nitelendiriyorum…

Çünkü bazı siyasetçilerimizin “kindar” tavırları yüzünden güzel bir örnek teşkil etmesi için yazdım bunları.

Herkes kendi işini yapıyor; biri hizmet için orada, diğeri de o hizmeti yapan kurumun/kişilerin yaptığı uygulamaları halka arz etmek için çaba harcıyor.

Kim ne iş yapıyor, diye bakılsa, kimse kimseye “kin” gütmez aslında…