Kayısıda yaşanan don felaketi ile ilgili çok yazı yazdım. Galiba bu konu ile ilgili daha çok yazı yazacağım!
Geçen gün gazetemizi ziyaret eden Ömer Faruk Öz’e aynen şu soruyu sordum:
“Malatya, tarihinin en şiddetli kayısı kırımını yaşadı. Bununla beraber üreticilere baktığımız zaman, kendilerini sahipsiz hisseden sayısı çoğunlukta. Malatya’da çiftçi çok sahipsiz... Hükümet, sadece “borç erteleme” gibi cılız bir yardımda bulundu. Destek verilecek mi? Son durum nedir?” diye sorunca, “Haklısınız” dedi ve devam etti:
“Aslında dekar başına bir meblağ belirlemiştik. Maliyeden ve hazineden onayı da aldık. Meblağı şu anda söylemeyeyim ama son anda bir pürüz yaşandı. Halen beklemekteyiz” diye cevap verince, “Pürüz Malatya’dan mı yaşandı?” diye sordum.
“Hayır” dedi ama detayı vermedi Sayın Vekilimiz.
Ben pürüzün Tarım Bakanlığı’ndan olduğunu tahmin ediyorum. Çünkü Ömer Faruk Öz’ün konuşma arasında, iki yıl önce yüzde kırk yaşanmış don olayında, istismarın yaşandığını anlattı. Boş araziyi kayısı bahçesi gibi gösterenlerin olduğunu anlattı.
Sadece bu istismardan yola çıkarak Bakanlık “destek” vermiyorsa, tüm Malatya çiftçisini töhmet altında bırakmak olur.
Sayın Ömer Faruk Öz net konuşmadı, meblağı da söylemedi, çıkan pürüzü de…
Bana göre Haziran 2015 seçimleri öncesi Malatya’ya bir “destek” verilecek.
Buna seçim desteği de diyebilirsiniz, pürüzün giderilmesi de diyebilirsiniz.
Tabii bu benim fikrim…
İnanın Malatya’daki çiftçi çok sahipsiz.
Kendilerini anlatamayan bir çiftçi grubu var maalesef. Hakkını arayamayan ve bir sivil toplum örgütü dahi kuramayan bir ahali var Malatya’da…
Bakın, bu ahali dünyanın en kaliteli kayısısını üretiyor. Bu topraklarda çıkan kayısı meyvesi Londra’da market raflarında satılıyor. Paris’de satılıyor, Moskova’da satılıyor. Kanada’da kimse Battalgazi’yi tanımaz! Fahri Kayahan’ın kim olduğunu Berlin’de bilen yoktur…
Ama yediği kayısının nerede çıktığını bilir Avrupalı, Asyalı hatta Amerikalı…
Don felaketi olduğu günlerde, bazı cin tüccarlar rekoltenin 30 bin civarında çıkacağını piyasaya yayıyordu. Yılda 5 bin ton kuru kayısı ihraç eden bir firmanın ihracat müdürü ile sohbet etmiştim o günlerde. “Dünya, Malatya’nın bu sene çıkacak kayısı tonajını biliyor ama Malatyalı bilmiyor” demişti.
Hatta o dönemlerde Ticaret Odası Başkanı, “Bu sene ihracat rekoru kırarız” demişti. Kayısı fiyatlarının çıkmasına dem vurarak...
Bence kayısı, Malatya’da değil de başka bir ilde yetişseydi, sanki daha farklı olurdu. İhracatçısı çiftçisini sevmez, çiftçisi vekilini sevmez, vekili kayısıyı tam olarak bilmez… Zorla yapılan bir algı var ve keşke olmasaydı, algısı oluşuyor bende.