Malatya’da Busabah TV’de yayınlanan Bakış Açısı programında, bazı yardım derneklerinin ihtiyaç sahiplerine uygunsuz teklifler yaptığı iddiası gündeme geldi. Programın moderatörlüğünü Berkman Dulcan’ın üstlendiği yayında konuşan Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın’ın konuşmaları kısa sürede kamuoyunun gündemine otururken, özellikle ihtiyaç sahipleri üzerinden yürütülen yardım faaliyetleri sorgulanmaya başlandı.

“ÖNÜNE GELEN DERNEK KURUYOR”
Başkan Aydın, konuyla ilgili eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:
“Bakın artık önüne gelen dernek kuruyor. Örnek veriyorum, daha dün kurulmuş bir dernek var, ilk yaptıkları iş gidip birilerine plaket vermek oluyor. Bu işin amacı ne? İnsanlar artık hizmet üretmek için değil, valilikte, emniyette kapı açtırmak için dernek kuruyor. Valiyle görüşmek için, emniyet müdürüyle görüşmek için dernek kurulur mu arkadaş? Bu iş bu kadar basit mi oldu?”

“İHTİYAÇ SAHİBİ KADINA UYGUNSUZ TEKLİF YAPILIYOR”
Programda en dikkat çeken ve kamuoyunda infial yaratabilecek iddia ise bir dernek yöneticisinin ihtiyaç sahibi bir kadına yönelik davranışı oldu. Mehmet Aydın, isim vermeden ancak oldukça net ifadelerle konuştu:
“Bu bir iddiadır, altını çiziyorum ama boş bir iddia değil. Bildiğim, duyduğum şeyler var. Yardım adı altında faaliyet gösteren bazı derneklerde, ihtiyaç sahibi bir kadına dernek başkanı tarafından uygunsuz teklif yapılıyor. Kadına ‘şu saatte gel’ deniliyor. Kadın da soruyor ‘neden o saatte geleyim?’ diye, karşılığında ‘sen gel’ deniliyor. Şimdi bu nasıl bir anlayıştır? Bu nasıl bir vicdandır? Yardım etmek için kurulmuş bir yapı bunu yapabilir mi?”
“YARDIM DEĞİL, AÇIKÇA ŞOV YAPILIYOR”
Aydın, bazı dernek ve kişilerin yardım faaliyetlerini sosyal medya üzerinden reklam aracına dönüştürdüğünü de sert sözlerle eleştirdi:
“Bugün bakıyorsunuz, yardım adı altında yapılan şeylerin çoğu aslında şovdan ibaret. İnsanların onuru hiçe sayılıyor. Gariban insanlar kameraların önüne çıkarılıyor, teşhir ediliyor. Yardım ediyorsan sessizce yap. Ama bunlar öyle değil. Sosyal medyada paylaşım yapacak, kendini gösterecek. Bu yardım değil, bu resmen gösteriştir. Allah rızası için yapılan bir iş böyle reklam edilmez. Eskiden derlerdi ya, bir elin verdiğini diğer el bilmez. Şimdi herkes verdiğini herkes bilsin istiyor. Bu anlayışla yapılan yardımın ne kadar samimi olduğu da ortada.”
“BU İNSANLAR NE İŞ YAPIYOR?”
Aydın, dernek adı altında faaliyet gösteren bazı kişilerin gelir kaynaklarının da sorgulanması gerektiğini ifade etti:
“Ben şunu soruyorum açık açık; bu insanlar ne iş yapıyor? Meslekleri ne? Gelirleri nereden geliyor? Bir bakıyorsun ortada bir iş yok ama sürekli yardım dağıtıyor. Zengine gidiyor, para topluyor, bir şeyler alıyor. Peki sen kimsin kardeşim? Senin görevin ne? Sen devlet misin, kurum musun? Bu işlerin bir denetimi olması gerekmiyor mu?”
DERNEKLERİN SİYASET BAĞLANTISI İDDİASI
Programda dile getirilen bir diğer çarpıcı konu ise bazı siyasetçilerin bu tür dernekleri kullandığı yönündeki iddialar oldu. Aydın bu konuda da dikkat çeken ifadeler kullandı:
“Maalesef bazı siyasetçiler de bu yapıları kullanıyor. Sosyal medyada görünmek için, kendini göstermek için bu derneklerle hareket ediyorlar. Bir bakıyorsun farklı partilerden insanlar bir araya gelmiş, ne olduğu belli değil. 3-5 kişi bir araya geliyor, yardım adı altında işler yapıyor. Ama arka planda neler dönüyor, kimse bilmiyor.”
“GARİBAN ÜZERİNDEN REKLAM YAPILIYOR”
Yardım faaliyetlerinin amacından saptığını belirten Aydın, en büyük zararı ihtiyaç sahiplerinin gördüğünü vurguladı:
“En acı olan ne biliyor musunuz? Gerçekten yardıma ihtiyacı olan insanlar bu işlerin içinde zarar görüyor. Garibanın onuru kırılıyor. Kameraya alıyorsun, fotoğrafını çekiyorsun, sosyal medyada paylaşıyorsun. Bu insan zaten zor durumda, bir de sen onu teşhir ediyorsun. Bu kabul edilebilir mi? Devletin bu işe el atması lazım. Bu dernekler ne yapıyor, kimlerle çalışıyor, gelirleri nedir, giderleri nedir tek tek incelenmeli. Gerekirse çağıracaksın, sorgulayacaksın. Eğer ortada bir yanlış varsa da gereken yapılacak. Bu iş böyle başıboş bırakılacak bir iş değil.”




