Dün tarihlerden 10 Kasım’dı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 79. yıl dönümüydü. Ve yine her sene olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanında öyle görüntüler yaşandı ki tüylerimiz diken diken oldu.

Anıtkabir milyonlarca ziyaretçisini ağırladı, Dolmabahçe’de Atatürk’ün son nefesini verdiği yatağın başında yine nöbetçiler vardı, boğaz köprüsü de dahil saat 9’u 5 geçe araçlar durdu, sirenler çaldı, kornalar sirenlere eşlik etti, sürücüler araçlarından indi, simit satan amca tezgahını yere indirdi 7’den 70’e herkes saygı duruşundaydı.

Dünyanın hiçbir yerinde ve tarihin hiçbir sayfasında ben böyle bir saygı şimdiye kadar ne gördüm ne okudum. Tarif edilemeyecek bir duygu bu, Türk milleti olarak yaşadığımız.

Muhalefet cephesinden sık sık eleştirilen Cumhurbaşkanı Erdoğan da Anıtkabir’deki yerini alarak Atanın huzurunda saygısını ve minnettarlığını özel cümlelerle şeref defterine taşıdı. Ve hem Cumhuriyetimizin 94. Yılı hem de Atatürk’ün vefatının 79. yılına gelen 2017 senesinde çok büyük adımlar atıldı.

Atanın adı, resmi, sözleri, nasihatleri daha çok gündeme geldi hatta “Atatürk’e tahammülleri yok” diye adlandırılarak sürekli eleştirilen medya unsurları da manşetlerini ulu önderin resimleriyle süsledi. Ama en büyük çıkışı AK Parti teşkilatı gösterdi. AK Parti Beşiktaş ve Gaziosmanpaşa ilçe teşkilatları otobüs kaldırarak yüzlerce kişiyi Anıtkabir’e taşıdılar. İtiraf etmek gerekiyor ki şaşırtıcı ve takdir toplayan bir hamle oldu bu adım AK Parti adına.

Ancak AK Parti Malatya teşkilatı için aynı cümleleri söyleyemeyeceğim. Dün Atatürk Anıtı önünde düzenlenen anma törenleri çelenk sunumu ile başladı. Vali, Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanının ardından siyasi partiler ve Sivil Toplum Kuruluşlarına geldi sıra.

CHP, MHP ve Vatan Partisi orada hazır bulundu, iktidardan ise kimse yoktu. Hiç hoş olmayan bir görüntü yaşandı 10 Kasım’da. Önce Hakan Kahtalı’nın il dışında olabilme ihtimalini düşündüm ancak kendisi olmasa da başkan yardımcıları, ilçe başkanları, kadın kolları, gençlik kolları biri muhakkak orada olmalıydı dedim.

Hakan Başkanı sevdiğim için aksini yakıştıramadım açıkçası ve o nedenle yargısız infaz yapmamak için törene katılan basın mensubu arkadaşlar başta olmak üzere herkesi tek tek aradım ve işin iç yüzünü öğrendim. Uzun zamandır Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törenlere Ak Parti Malatya teşkilatının katılmadığını duyunca açıkçası utandım. Milleti çekip çevirip, idare edecek, ortamı sakinleştirecek şahsiyetlerin bu ayrıma girmesi çok yanlış ve gereksiz. Eğer Başkan Kahtalı dün o törende olsaydı emin olsun ki daha da büyürdü Malatyalıların gözünde. Çünkü sık sık birlik beraberlik mesajları veren Sayın Başkan bu ayrımı yapamaz, yapmamalı. Ve en önemlisi tüm dünyanın önünde saygıyla eğildiği ve çok şeyi borçlu olduğumuz bir liderin ölümünün anma töreninde orada yer alacak ilk isim olmalıydı Kahtalı.

Partinin Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan nasıl anma törenlerine katılıyorsa, her zamankinden daha fazla Atatürk’ün adını telaffuz ediyorsa sizlerde liderin izinde olmalısınız. Ben yine art niyetli olduğumu ve yanlış anladığımı düşünerek sormak istiyorum: Sayın Kahtalı’ya geçmişin hesabını bırakıp bir gün öncesine giderek;

AK Parti teşkilatı olarak neden 10 Kasım Atatürk’ü anma töreninde yer almadınız? Geçerli bir mazeretiniz, açıklamanız var mı yoksa altında bir kasıt aranmalı mı? Her şeyi geçtim şahsınız olarak ayrım ve tercih yapabilirsiniz elbette buna kimse karışamaz ancak oturduğunuz koltuk ve almış olduğunuz görev size bu ayrımı yapma hakkını veriyor mu? Devletin tüm erkanı oradayken siz neredeydiniz?