Ulvi Saran valimiz döneminde başlayan Malatya Film Festivali’nin açılışı önceki gece bana göre gayet güzel bir törenle Nikah Sarayı’nda yapıldı.

Kendi çapında okuyan, en az spor kadar sinema, tiyatro ve fuarlarla festivalleri takip eden, kısacası kültür-sanat faaliyetlerini bu alanda ahkâm kesen ahmaklar kadar olmasa da iyi bilen bir bireyim.

Bu yönümle çok fazla öne çıkmadığım için yine de haddimi aşmadan daha yolun başında olan festivalimizle ilgili birkaç şey yazmak istedim.

15 Temmuz Darbe Kalkışması nedeniyle geçen yıl ara verildiğinde, ‘eyvah kayısı festivalinden sonra daha markalaşmadan film festivalimiz de amacına ulaşmadan unutulacak’ diye korkmuştum.

Neyse ki bu yıl yedincisiyle yeniden indi beyaz perde.

Festivalin ana organizatörlüğü Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından üstlenildi ve ilk kez Kongre Kültür Merkezi dışında açılışı gerçekleştirildi. Nikah Sarayı’nın iyi bir ev sahipliği yapamayacağı endişesi taşıyordum. Fakat ufak tefek aksilikleri ve ön görülmemiş eksiklikleri hesaba katmazsak fena bir tören olmadı diyebilirim.

Bu noktada yerel basınımızın içeride fotoğraf alamaması ve akredite uygulanması da gayet doğal. Siz hiç Oscar, Grammy, Cannes, Ballon d'or, Altın Portakal ya da Altın Koza’da geceyi seyrederken, aralarda gezen fotoğrafçı, muhabir, kameraman gördünüz mü? Kırmızı halı ve geçişinde izinler verilir, içerideki törenin fotoğrafları organizasyonu yapan medya ekibinden servis edilir. Bu anlamda meslektaşlarım belki bana kızabilir ama bence uygulama gayet yerinde ve doğruydu.

Geceye katılan protokolün konuşması noktasında çok ciddi eksiklerimiz vardı. Öznur Hanım, Ahmet Başkan ve Valimiz Ali Kaban Bey konuştu. Film festivalini ne için yaptığımız önce bir gözden geçirilmeli ve ona göre konuşma hazırlanmalı. Halil Ergün, Hülya Koçyiğit, Belkıs Özener, Mesut Uçakan hiç şüphesiz yerli konuklar arasında en öne çıkanlardı. Bu isimler gibi birçok kültür, sanat dünyasına ait insan da o gecedeydi. Böyle bir kalabalığa hitap ederken, Malatya’nın yollarından, kaldırımlarından, gelişmişliğinden bahsetmek yerine, kayısının dışında kültürel ve sanatsal değerleriyle de öne çıkan bir yapıya vurgu yapmak bence daha doğru olurdu. Aksi halde bir birine benzeyen metinler geceyi sıkıcı hale getirir.

Açılış töreninde Halil Ergün ve Hülya Koçyiğit’in sahneye çıkışlarındaki heyecanı, titrek sesleri, nemlenen gözleri Malatya’nın kısa zamanda çok büyük mesafe kat ettiğinin en önemli göstergesiydi. Bu sanatçılarımız onlarca bu tür törenlere katıldı ve artık alışıklar. Ancak buna rağmen Malatya onları büyülemiş olmalı ki o heyecanı ve gururu duygularını gizleyemeden yaşadılar.

Yine de gecenin yıldızı bana göre Belkıs Özener’di. Yeşilçam’daki en can alıcı sahnelerde söylediği unutulmaz şarkıları canlı olarak seslendirince, kimimiz ilkokul, kimimiz lise, kimimiz üniversite yıllarına gittik. Sahnedeki coşkusunu görünce hemen cep telefonundan yararlanarak arama motorunda yaşına baktım. Tam 77 yaşındaydı ve o büyülü ses, oğlu ile harika bir düete imza atıyordu. İşte o an Uluslar arası Malatya Film Festivali’nin şimdilerde olmasa da birkaç yıl sonra Malatya’ya çok şey katacağı izlenimine vardım. Çünkü salondaki herkes birkaç saatliğine de olsa mutlu ve huzurluydu.

Teşekkür’den önce Tenkit!

Malatya Film Festivalleri tam profesyonel değil ama bu yolda hızla ilerliyor. Belki devamlılık belki bir öncekinden çıkarılan dersler 15 ya da 20’ncisinde bizi de tam bir Uluslar arası boyuta getirecek. Onun için yapılan her eleştiri özenle seçilmeli. Kesinlikle bu işi yapanlar küstürülmemeli ve desteklenmeli. Bu manada yerel medyamız daha festivalin bir sonraki yıl dönümü hazırlıkları başlar başlamaz, ‘İstanbul’daki uçak biletinden konaklanan yere kadar’ başlıyor yermeye. Zaman zaman şahit olduğum toplantılarda mesnetsiz sorular, saçma sapan eleştiriler gırla gidiyor.

Şimdi festival zamanı ve bakın takip edin yerel medyayı kaç kültür sanat yazısı göreceksiniz? Sinema salonlarının boşluğu, halkın ilgisizliği, gelen filmlerin içeriği, ya da verilen ödüllerin hak edilip edilmediğiyle alakalı bakalım kaç yerel köşe yazarımız ya da muhabirimiz derleme haberler yapıp, yazılar yazacak?

TEŞEKKÜR...

Öncelikle tüm gençlerimizi, öğrencilerimizi, vatandaşlarımızı sadece 3 ile 5 lira arasında olan filmlere davet ediyorum. Ulvi Saran’ın adına yeni bir valilik ödülü konulması gayet vefalı ve harika bir düşünce. Yine eksiklikleri ve güzellikleriyle bu işi pişiren ve öyle ya da böyle önümüze getiren İcra Kurulu Başkanı Ertan Mumcu ve Festival yönetmeni Suat Köçer’ e teşekkürler...

DİYENLERE:

‘Spordan sonra film festivaline de mi el attın’ diyecekler illa ki ama olsun, keşke bunu düşünenlerin de Malatya’ya dair bir şeyler söyleyebilecek cesareti ve kapasitesi olsaydı...