Almanya'nın Würzburg ve Kiel kentlerindeki araştırmacılar ile Kenya'nın başkenti Nairobi'de bulunan Uluslararası Böcek Fizyolojisi ve Ekolojisi Merkezi uzmanları, böcek anatomisi üzerine kapsamlı bir çalışmayı tamamladı. Afrika kıtasındaki 37 ülkede görülen bu sineklerin beslenme anlarını anbean görüntüleyen ekip, farklı deri türleri delinirken uygulanan kuvveti ölçtü. Laboratuvar ortamında elde edilen bulgular, ufak canlının memelilerden sürüngenlere kadar birbirinden tamamen farklı deri yapılarını nasıl aştığını bilim dünyasına sundu.
Kan emici böceklerin beslenme alışkanlıklarını inceleyen uzmanlara göre çeçe sineği, kurbanının derisini iğne gibi batırarak delmiyor. İnce ağız parçalarıyla doğrudan küçük kan damarlarına ulaşan sivrisineklerin aksine bu tür, dişleriyle dokuyu zedeleyerek minik bir kan havuzu yaratıyor ve besinini buradan karşılıyor.
MİKROSKOBİK TESTERENİN ÇALIŞMA SİSTEMİ
Sineğin uzun ve tüp biçimindeki ağız organının ucunda "labellum" adı verilen özel bir bölüm yer alıyor. Deriye temas edildiği anda açılan bu yapı, üzerindeki çok sayıdaki küçük dişi dışarı doğru yöneltiyor. Ağız organını ileri geri hareket ettiren sinek, hedef dokuyu yavaşça parçalamaya başlıyor.
Beslenme mekanizmasındaki en şaşırtıcı detay, uygulanan kuvvetin yönünde ortaya çıktı. Ölçümlere göre sinek, ağzını geriye doğru çekerken ileri itişine kıyasla çok daha yüksek bir güç harcıyor. Dışa dönük küçük dişlerin dokuyu kusursuzca kesmesini sağlayan temel unsur da geriye doğru yapılan bu güçlü hareket oluyor. Saniyeler içinde genişleyen oyuğa, canlının besleneceği kan doluyor.
SÜRÜNGENLERİN YUMUŞAK BÖLGELERİNİ SEÇİYOR
İnsanlar ve çiftlik hayvanları, çeçe sineklerinin tek hedefi değil. Besin zincirine filler, bufalolar ve gergedanlar gibi devasa memeliler de dahil ediliyor. Doğal yaşamdaki su aygırları, kaplumbağalar ve büyük kertenkeleler bile sineğin menüsüne giriyor. Farklı deri yapılarını aşarken genellikle benzer bir kuvvet harcayan böcek, sürüngenlerin kalın pullarını delmekle vakit kaybetmeyip doğrudan aralardaki yumuşak dokuları hedef alıyor.
İnsanlarda Afrika uyku hastalığına, hayvanlarda ise "trypanosomiasis" adı verilen ölümcül hastalıklara yol açan parazitleri taşıyan bu türün beslenme şifrelerinin çözülmesi, bilim dünyası için büyük bir umut kaynağına dönüştü. Elde edilen anatomik verilerin, gelecekte tehlikeli böceklerin beslenmesini engelleyecek yepyeni mücadele yöntemlerine kapı aralaması bekleniyor



