Bir akrabanın yemek davetine doğru giderken sevdiğim yemekleri yapacaklarını bildiğimden neşem yerindeydi ve akrabamızın evine vardığımızda artık o nefis yemeklerin kokusu burnuma kadar geliyordu.

hoş sohbetten sonra sofranın hazırlanmasını beklerken haberleri izlemeye başladık.

Bilindik siyasi konuşmalar, trafik kazaları, kadın cinayetleri, her akşam evimizin içine karanlık gibi çöken ölüm haberleri…

Kardeşim de asker olduğu için kulağım istemeyerek şehit haberlerini dinliyor. Nerede olmuş diye seçiyordum. Anlamak, idrak etmek zor olsa da bu terör belası önümüzde yanan koca bir ateş.

Bugün de kardeşime bir şey olmamıştı ama bizim gibi aileleri yakmıştı.

Yurttan haberlerin ardından Somali’deki kıtlık haberi verilmeye başlandı. Binlerce insan, çoluk-çocuk kıtlığın pençesinde ölüyorlardı. Bir deri bir kemik kalmış çocuklar aç açına kameranın objektiflerine bakarken başım önüme eğildi, utandım.

Çünkü o günün öğleninde yemeği az yemiştim. Maksadım akşam davette sevdiğim yemekleri daha fazla yemekti.

Ben yemek seçerken, yetim-öksüz nice çocuklar sebebini bilmedikleri karın ağrılarında açlıklarını dindirmeye çalışıyorlardı.

Aç bir bebek görmeyeli yıllar olmuş.

Ramazan aylarında aç insanlar görürsün fakat onlar ve biz de biliriz ki saatler süren açlıktan sonra oruçlarını açıp karınlarını doyuracaklar. Saatler süren oruçta bile zorlanan bizler günler süren açlığı anlayamayız.

Analı bir yetimin, anasız-babasız bir öksüzün halinden kim anlar!

Kapı ardında duran kıtlık onları aç bırakır iken davetlere giden ve dahi yemekleri beğenmeyen bizi kardeşliğe kabul eder mi?

Birleşmiş milletler toplanıp karar alacaklarmış. Onlar toplanana kadar daha kaç çocuk ölecek!

Şimdi Müslümanlar bir olup bir ekmeğini Somali’deki açlıkla mücadele eden çocuklara göndermelidir.

Bu bizim insanlık ve kardeşlik görevimizdir.

Bir ekmek kaç kişiyi ölümden döndürecek bilinmez…

O davet gecesi çok utandım.

Utancımdan iştahımı kapattım.

Çevremdekilerden utanmasam ağlayacaktım ve anladım ki çevremdekilerden utanmıyor.

Hele de böyle mazlumlar için…

İşte asıl bundan utanmalıymışım.

O gün insan olarak ağlamalıydım.

Neden ağlamadım ki, neden!