İki gün öne Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (MTSO)ocak ayı meclis toplantında olaylar olmuş. Yumruklar atılmış. Darp raporu tutulmuş. Olay polise intikal etmiş. Bunların hepsi MTSO meclis üyesi Sayın Hakan Er’in konuşmasından sonra olmuş. Aradım sordum. Olay nedir diye…
Hakan Bey merhabalar, dünkü meclis toplantınızda tatsız olaylar olmuş. Olay nasıl gelişti?
Mahir Bey ben Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın hem meclis üyesiyim hem de mali komisyon üyesiyim. Yani Oda’nın hesaplarını inceleme komisyonu üyesiyim. Söz istedim ve takıldığım üç konuyu meclis toplantısında dile getirdim.
Hangi konuları dile getirdiniz?
Birincisi; bir yılda toplam 45 bin liraya hediyelik kayısı alınmış. Bu gelir-gider raporlarında var ve tüm meclis üyelerine de mail atılıyor zaten. Ben de kürsüden direkt Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç’a bunu sordum.
İkinci konu neydi?
Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliğine 6 tane kırpma makinesi alınmış. Niye alınmış demiyorum ama sadece bir derneğe bu alınıyor. 32 tane grubumuz var. Hakkaniyet çok önemli… Diğer birliklere niye alınmıyor, diye sordum.
Üçüncüsü ise Sayın Erkoç’un altındaki makam aracı çok eski… Servisi de burada değil Kayseri’de. Her arızalandığında çekici ile Kayseri’ye götürülüyor. Her arızalandığında üç bin, beş bin, on beş bin lira masraf ödeniyor. Servisi Malatya’da olan bir araç alın dedim.
Bu sıkıntıları söyledikten sonra mı kavga başladı?
Bunları kürsüden anlattıktan sonra Başkan Hasan Hüseyin Erkoç söz aldı. “Bunları anlatacağınıza keşke kayda değer sözler sarf etseydiniz” tarzı bir konuşma yaptı. “Burası Malatya şehri her yere giderken hediyelik kayısı götürüyoruz. Babama arkadaşlarıma dağıtmadım” dedi.
Ben de “İyi de Başkanım, 45 bin liraya kayısı mı olur, kaç ton ediyor” deyince, “Ne diyorsun lan” deyip üzerime yürüdü.
Sayın Hasan Hüseyin Erkoç mu üzerine yürüdü?
Evet, “Ne diyorsun lan” diyerek… “Bana hesap soramazsın” diyerek üzerime yürüdü. Araya Meclis üyeleri Murat Gümüş ile Erol Ergün “Sen olayları niye gündeme getiriyorsun. Bizlerde kayısı hediye ediyoruz” tarzı konuşmalarından sonra “Siz Başkanın sözcüsü değilsiniz, benim gibi meclis üyesisiniz. Kaldı ki ben hesapları inceleme komisyonundayım. Bunları soruyorum, Başkan cevaplar oturur yerine… Bunda gocunacak bi şey yok ki. Beni mi döveceksiniz” dedim.
Galiba darp bundan sonra olmuş…
“Beni mi döveceksiniz” dediğimde, hem meclis üyesi hem de yönetimde olan Nevzat Diri, bizim sağlık grubundan arkadaşım ve meclis üyesi Selçuk Otlu’ya vurdu.
Peki Başkan Sayın Erkoç araya girmedi mi, ayırmadı mı?
Dayılığı başlatan Başkanın kendisi… Ne araya girmesi… Bana “Sen ne diyorsun lan” diyor.
Peki niye Selçuk Otlu’ya vurdu Nevzat Diri?
Araya girmek istedi, küfür etmedi bi şey yapmadı ama Nevzat Diri geldi çenesine vurdu. Beş dikiş atıldı.
Şikâyetçi oldu mu Selçuk Otlu?
Tabii, rapor verdiler ve karakola gittik. Selçuk Otlu şikâyetçi oldu.
Seçim sürecinden beri Ticaret ve Sanayi Odası’nda bir gerginlik var. Bu agresiflik niye?
Çok agresifler, hiç eleştiriye gelmiyorlar. Biz bu 45 bin lirayı sormayalım mı? Ben orada sandalye diye mi oturuyorum.
Bu agresifliğin yapılacak seçimle alakası var mı?
Tabii tabii… Başka neden olacak?
Son olarak Hakan Bey, hastanede sizleri Başkan aradı mı?
Hayır aramadı.