Hukuk dilinde sıkça karşılaşılan ancak teknik yönü merak edilen “mutlak butlan” kavramı, bir hukuki işlemin temel unsurlarındaki ağır ve giderilemez aykırılık nedeniyle geçersiz sayılmasını ifade eder. Kanunun emredici kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olarak yapılan işlemler mutlak butlan yaptırımıyla karşı karşıya kalır. Bu durum, işlemin hukuk düzeni tarafından korunamayacak ölçüde sakat olduğunu gösterir.
Mutlak butlanla sakatlanmış bir işlemin en önemli özelliği, yapıldığı andan itibaren kesin hükümsüz sayılmasıdır. Mahkemenin vereceği karar, işlemi sonradan geçersiz hâle getirmez; zaten baştan beri mevcut olan geçersizliği tespit eder. Bu nedenle işlem, hukuken geçerli sonuç doğurmaz ve sanki hiç kurulmamış gibi değerlendirilir.

Mutlak butlan kamu düzenini ilgilendirdiğinden, bu geçersizlik kural olarak herhangi bir zaman aşımına tabi olmadan ileri sürülebilir. Hâkim de tarafların talebini beklemeksizin bu durumu kendiliğinden (re’sen) dikkate almakla yükümlüdür.
Sonuç olarak mutlak butlan, hukuk düzeninin koruduğu temel kurallara aykırı işlemleri kesin hükümsüz sayan en ağır hukuki yaptırımlardan biridir. Bir sözleşme, karar veya kurultay süreci hakkında bu hüküm söz konusu olduğunda, ilgili işlemlerin hukuki geçerliliği ortadan kalkar. Taraflar arasında daha önce yerine getirilmiş edimler varsa, bunların iadesi ve ortaya çıkan hukuki durumun tasfiyesi ayrıca değerlendirilir.





