Cuma günü Sümer Park’ın olduğu bölgede BUSABAH gazetesinden Mutlu Sarıgül’le dolaşırken parkta yere battaniye serip, üzerinde oturan bir aileyle karşılaştık. Aileden birisi üzerine aldığı yorgana sıkı sıkı sarılmış, uyuyordu. Biz de ‘Acaba deprem mi oldu yine, korkudan mı parktalar?’ diye merak edip yanlarına gittik.

Selam verdikten sonra başladık konuşmaya.

Ben, ‘Deprem mi oldu?’ dedim,

Onlar, ‘Depremden değil, biz Denizli’den geldik, oğlumuzun yemin töreni vardı, ondan dolayı buradayız’ dediler.

‘Peki, Malatya’da mı kalacaksınız?’ diye sordum,

Onlar ‘Evet, şoförümüz yorgun, hemen yola çıkmak istemedik. Bir gün kaldıktan sonra Denizli’ye tekrar döneceğiz’ dediler.

‘Kalacak yeriniz var mı, parkta mı yatacaksınız?’ dediğimde gerçekten çok üzüldük.

Asker çocuğun annesi, ‘Kalacak yerimiz yok, otele gittik bir kişiye 2 bin 500 TL istediler. Biz de 6 kişiyiz ki o kadar da paramız yok’ dedi.

Bu cevabı hiç beklemiyorduk, 2 kişi olsa alıp evimize götürecektik ama sonuçta bizler de depremzedeyiz ve aile de toplam 6 kişi. Çok üzüldük ve aklımıza hemen belediyeler geldi. İlk önce Mutlu Sarıgül Malatya Büyükşehir Belediyesini, sonrasında ise Yeşilyurt Belediyesini arayıp, ‘Denizli’den asker çocuklarının yemin törenine gelen ve otel ücretinin çok pahalı olmasından dolayı parkta kalmak zorunda olan bir aile var, misafirhaneniz var mı? diye sordu. Büyükşehir Belediyesinden ‘misafirhanemiz yok’, Yeşilyurt Belediyesinden ise ‘misafirhanemiz yıkıldı’ cevabını aldı.

Denizli’den gelen aileye üzüldük, belediyelerin vermiş olduğu bu cevaba ise daha çok üzüldük. Belediyelerin o kadar yerleri var ki, semt konakları, yaşam merkezleri… Ne oldu o yerlere, depremle birlikte onlarda mı yıkıldı? Deprem olduğunda 500 binden fazla Malatyalı Malatya’dan çıkıp gittiğinde onlara kim sahip çıktı, bu inşalar değil mi? Depremde Malatyalı 500 bin kişiye sahip çıkıldı ancak biz belediyeler olarak 6 kişiye ev sahipliği yapamadık. Bu muydu Malatya’nın gariplere olan bakış açısı, bu mu sosyal belediyecilik anlayışı?

Peki, o Denizlili aileye ne oldu?

Hemen anlatayım, belediyelerden olumsuz cevap gelince aklımıza Malatya Şeker Fabrikası’nın misafirhanesi geldi. Hemen Şeker-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Nuri Murat’ı aradık ve Başkan Murat’a durumu tıpkı belediyelere olduğu gibi izah ettik. Nuri Murat ailenin sayısını öğrendi ve ‘2 dakikaya sizi arayacağım’ dedi.

Aradan 2 dakika geçmeden Başkan Murat aradı ve ‘Kardeş ben kendi kontenjanımdan 6 kişilik yer ayırdım. Hemen gitsinler, girişte benim ismimi söylesinler’ dedi. O kadar mutlu olduk ki, hem aile sevindi hem de bizler. Buradan Nuri Murat Başkanımıza ayrıca tekrar teşekkür ediyorum. Aileyi kendimiz götürüp, yerleştirdik. Hem de çok uygun fiyata. Ailenin o sevincini herkesin, özellikle de o belediyelerin görmesini isterdim.  

Umarım o aile kendi memleketlerine döndüklerinde Malatya’da yaşadıkları bu durumu, Malatya belediyelerinin kendilerine uzattığı o şefkat elini kimseye anlatmazlar.