10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Gazeteciliğin bir kamu görevi olduğunu unutmadan, vatandaşın ve kamunun menfaatlerini kendi menfaatlerine tercih ederek gazetecilik görevini layıkıyla yerine getiren gazeteci arkadaşlarıma sağlık, başarı ve mutluluklar diliyorum.
Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti’nin düzenlediği 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü gecesine emeği geçen başta Cemiyet Başkanı Mehmet Aydın, Yönetim Kurulu üyeleri ve bu organizasyonda görevli herkesi tebrik ediyorum. Malatya’da gazetecilik tarihinde tarafsız ve objektif yapılan en güzel geceydi. Bu tür programların devamının gelmesini temenni ediyorum.
Yazımın giriş kısmını tamamladıktan sonra gelişme ve sonuç bölümünde Malatya’da gazeteci olmak başlığımızı açmak istiyorum. Mekteplilerin gazetecilik tanımı ne olursa olsun, sahadaki gazetecilik tanımı benim kabulümdür. Okumakla, uygulamak aynı şey değildir. Uygulamak her zaman doğru olandır. İlk önce şunu belirteyim, gazetecilik para kazanılacak bir meslek grubu değildir, günümüzde gazetecilikte para kazanmak öncelik olduğu için yanlış ilk başta yapılmaktadır. Para kazanma ısrarı gazeteciliği ya yandaş ya da karşıt seçeneği ile karşı karşıya bırakıyor, sonra da tarafını seç deniliyor.
Yandaş olmak da, karşıt olmakta gazeteciliğin doğasına aykırıdır. Evet, gazeteci taraflıdır, kimden yana taraflı halktan yana, kamudan yana taraflı yani devletinden ve milletinden yana taraflıdır. Bu arada devletin ve milletin yanlışını doğrular ile düzeltmekle mükelleftir.
Bugün yandaş medya iktidara en büyük kötülüğü yapmaktadır. Yükselen döviz kurlarını verirken, yarım dolar ifadesini kullanarak komik duruma düşürüyor kendini halkın doğru bilgi edinme özgürlüğünü kısıtlıyor. Yine yandaş medyada 30-40 yıllık belgeseller yayınlayarak halkı korkutuyor.
Daha birçok örnek verebiliriz. Ben bunları gazeteci olarak görmüyorum. Bunlar gazetecilik adına figüranlardır, kendilerine bir rol verilmiştir menfaatleri karşılığında bu rolü oynamaktadır.
Malatya’da da durum çok farklı değil, her siyasi partinin kendi gazetecileri, belediye başkanlarının gazetecileri, iş insanlarının gazetecileri, oda başkanlarının gazetecileri saymakla bitiremeyiz. Bu kadar yandaşın içinde kimsenin gazetecisi olmamayı başaran, görevini layıkıyla yapmaya çalışan gazeteci arkadaşlarımı kutluyorum. Malatya’da gazeteciliğinin acı yanı ise bu liyakatsizlerin el üstünde tutulması. Düşünebiliyormuşsunuz, bu kişiler gazetecilik sektörüne en ufak bir katkı sunmamışlardır!
İstihdam oluşturmamıştır, vergi ödememiştir, gazeteciliğe hep yük olmuşlardır. Dalkavukluktan başka işe yaramayan bu kişilerin en kısa zamanda medya sektöründe ayıklanması gerekmektedir.
Bir de sosyal medya gazeteciliği çıktı ki tam bir facia. bu liyakatsiz sözde gazeteciler öyle farklı fotoğraflar paylaşıyorlar ki tanımayan der ki duayen gazeteciler.
Bu aralar köşe yazarlığı modası almış başını gidiyor. Kendisini mutlu etmek için yazanlar, kendine çevre edinmek için yazanlar, belediyelerde işini garanti etmek için yazanlar, oğluna, kızına iş bulmak için yazanlar, siyasi fikir ve ideolojilerini yansıtmak için yazanlar, yazdığı yazıdan sonra aranmasını bekleyenler, hoplayanlar, zıplayanlar, üzülerek ifade etmek istiyorum gazetecilik artık işe yaramayanların tercih ettiği meslek grubu haline geldi. 30 yıldır medyanın içindeyim, köşe yazısı yazarken korkarak yazıyorum, hala çok eksiklerimin olduğunu düşünüyorum.
Malatya’da son 20 yıldır Sayın Öznur Çalık hariç siyasetçi yetişmedi. Bunun nedenlerinden biri de Malatya’da medyanın yetersiz olduğundan kaynaklanmaktadır. Medyası güçlü olan şehrin siyaseti, ticareti, bürokrasisi güçlüdür. Malatya’da bunun hiçbiri yoktur. Bürokraside bir Ulvi Saran çıktı, onun da ömrü çok uzun sürmedi. Bu söylediklerimi tescil eden bir siyasetçinin söyledikleri ile bugünkü köşe yazımı bitiriyorum. Milletvekili olduktan sonra tekrar milletvekili adayı gösterilen siyasetçi, benim yazdığım yazımın karşılığında bana verdiği cevap, günümüz gazeteciliğini özetliyor.
Bu milletvekilimiz bana dedi ki, “Eğer ben tekrar milletvekili adayı gösteriliyorsam suç medyanındır.
Eğer siz gazetecilik görevini layıkıyla yapsaydınız ben ikinci kez milletvekili adayı olmaya cesaret edemezdim…”