2022 yılının devletimize, milletimize ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.

MALATYA BELEDİYE BAŞKANLARI VE SİYASİ KAVGALAR -2-

2022 yılının devletimize, milletimize ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.

Bir önceki yazımda Malatya Büyükşehir, merkez İlçeleri ve belde belediyelerinin işleyişi ve mevcut durumları hakkında kısa bir analiz yapmış ve sizleri bilgilendirme gayreti içinde olmuştum.

Bugün ki yazımda belediyelerin siyasi çıkmazı ve taraftarlığında, hizmet anlayışından bahsetmek istiyorum. Bir belediye başkanı hangi siyasi partide olursa olsun mazbatasını alır almaz siyasi kimliğini bir kenara koyarak kendisine oy veren veya vermeyen herkesin belediye başkanı olmak zorundadır.

Her mahalleye eşit şekilde hizmet yaparsa gerçek anlamda görevini yerine getirmiş olur.

Malatya’da böyle bir durum söz konusu değil. Belediye başkanları mensubu bulunduğu siyasi partiyi memnun edebilmek için mahalle ve semt isimlerinden tutunda sosyal ve kültürel faaliyetlerine kadar siyasi davranmaktadırlar. Bu durum mahalle ve semt insanlarının kutuplaşmasına kadar gitmektedir.

Apartmanda, sokakta, mahallede kendi fikrinde insan aramakta, farklı görüş ve fikirlere tahammül etmeyerek en yakın komşusunu dahi yabancı görmektedir. Bu durum her geçen gün bizi yalnızlaştırmakta ve yabancılaştırmakta. Akrabalar arasında dahi siyasi görüş ayrılıkları çok ciddi bir problem.Siyasi parti liderleri bu hale gelmemizde en büyük rolü oynamaktadır sadece kendi kitlesini memnun edebilmek adına bir başka siyasi görüşe hakaret etmekten çekinmiyorlar.

Son 5 yılda gördüklerimiz Cumhuriyet Tarihimizin en kötü siyasetidir. Düşünebiliyor musunuz? ; bir siyasi parti genel başkanı bir başka siyasi parti genel başkanına sokak ağzı ile hakaret edebiliyor.

Siyasi görüşü ne olursa olsun biz eski siyaset beyefendilerini çok özledik.

Köşe yazımızın ikinci başlığı olan siyasi kavgaları giriş bölümünde kısada olsa değerlendirdikten sonra birinci başlığımız olan belediye başkanlarına tekrar dönmek istiyorum.

Arguvan, Hekimhan, Arapgir, Akçadağ ve Kuluncak hariç Büyükşehir, merkez ilçeler ve ilçelerin belediyeleri AK Parti belediyeleri, Ak Parti üyesi veya taraftarı olan kişilerden başka hiç kimseyi işe almamışlardır. Birçok kişi için belediyeler ek iş olarak görülüyor asıl işleri başka, kötü olsun bizim olsun anlayışı liyakati ortadan kaldırdığı gibi devletin dini olan adaleti de ortadan kaldırmaktadır.

Sosyal yardımlar hep kendi taraftarlarına dağıtılırken, Türk Milletinin en büyük özelliği olan yardımlaşmayı da ortadan kaldırıyoruz. Üstelik bunu devlet eliyle yapıyoruz. Sonrası daha vahim özellikle Z kuşağı için söylüyorum senin belediyen, senin devletin gibi söylemler birlik ve beraberliğimiz açısından çok tehlikeli bir sürece girdiğimizi gösteriyor.

Bu yazıyı yazarken üç beş dakikada olsa mutlu olacağım bir atmosferden bahsetmek istiyorum.

Osman Güder beyefendinin naif ve kibarlığından istifade ederek Battalgazi Belediyesi’ni örnek vermek istiyorum.

Battalgazi Belediyesi’nde başkan yardımcıları farklı siyasi görüşten olsa da hepsinin amacı Battalgazi Belediyesi’ni daha yukarılara taşımak olur. Battalgazi sınırları içinde yaşayan 7’den 70’şe herkesin Battalgazi Belediyesi’ni nasıl sahiplendiğini düşünebiliyor musunuz?

Ama gerçek verdiğim bu örnek değil. Ak Parti il Başkanlığı’nın verdiği veya milletvekillerinin istediği kişiler başkan yardımcılığına veya daire müdürlüklerine getiriliyor. Seçilmiş belediye başkanının istediği değil il başkanının veya milletvekillerinin istediği oluyor. Başarı teşkilata ve milletvekillerine yazılırken başarısızlık seçilmiş belediye başkanına yazılıyor. Az daha unutuyordum birde Büyükşehir Belediye Başkanı var ki o’da kendisine yakın, sözünü dinleyecek belediye başkanı istiyor veya başkan yardımcılarını kendisi seçmek istiyor. Adını da ‘Uyumlu Çalışma Projesi’ diye adlandırıyor, bu duruma kendisinden başka inananda yok. Acilen büyükşehir yasasında ciddi değişiklikler yapılması gerekiyor.

Değişiklik yapılmazsa ilçe belediyelerinin sırtında ki büyükşehir kamburu taşınmaz hale gelecektir.