Yeni Malatyaspor ligin 14. haftasını puansız geçirdi. İnönü stadında ağırladığı Adana Demirspor karşısında 3-1 lik mağlubiyet alan takımımızın 3 maçlık galibiyet serisi de böylece son bulmuş oldu.

Müsabaka sonucunda mağlubiyet almak hele de Yeni Malatyaspor gibi ligin vasat diyebileceğimiz kadrosuna sahip bir takım için normaldir. Anormal olan; nasıl maç kazanacağımız ve sonuca gidebileceğimiz belli iken, bu oyun anlayışını terk ederek adeta rakibe üç puan hediye etme yolunu seçmiş olmamızdır.

Başlama vuruşunu biz yaptığımız halde, rekor kıracak şekilde beşinci saniyede topu rakibe kaptırıp dakika dolmadan kalemizde pozisyon vermek alışık olmadığımız bir durumdu. Yine alışık olmadığımız bir durum ise; Kaydettiğimiz golden bir dakika sonra rakibin ceza sahamıza gelip girmesi ve kendi kalemize attığımız acemice ve de saçma sapan bir golün olmasıydı. Kaleci Vedat’ ın Azad’ dan seken topa geri pası teşhisi koyarak, uzaklaştırmak istemesi ve sonucunda yediğimiz gol tecrübesine hiç mi ama hiç yakışmadı.

Burak Çalık tarafından kalemizde gördüğümüz ikinci gol rakip takım adına ne kadar güzelse bizim adımıza o kadar komikti. Ali Sakal’ ın bu futbolcuya 50 metre refakatçilik edip en sonunda kaleye rahatça vurdurması, kendisi gibi defansif yönü iyi, mücadele gücü yüksek bir oyuncunun özellikleriyle bağdaşmadı. Rakibin topu ilk aldığı anda oyalaması doğru olsa bile, ceza sahası üzerinde arkadaşları kademeye gelmişken son anda müdahale etmesi gerekirdi.

Hani, geriye düşerek oynadık mı defomuz ortaya çıkar, diyordum ya. İşte o defomuz maçın ikinci yarısında apaçık görüldü. savunma ve ön taraf arasında ki fazla açık olan mesafe de rakip takım maç boyunca özellikle de ikinci yarı rahatlıkla oyun kurdu ve de hücuma çıkarak caza sahamızda cirit attılar diyebilirim.

Yazdıklarım bu müsabaka ile bu mağlubiyetle alakalı değil, biz hangi karşılaşmada bu oyun tarzıyla saha da mücadele edersek maç kazanma ihtimalimiz çok azalır.

Gerçekleri görerek, kapasitemizi bilerek, mevcut kadromuzun gücü doğrultusun da ve kazandığımız müsabakalar da nasıl bir oyun anlayışı ile saha da mücadele ediyorsak, kaybetsek bile bu şekilde kaybetmeliyiz. Risk alacağımız zamanlar, skordan dolayı hamle yapılacak anlar bellidir ve bu müsabakada ki gibi yapılmaktadır. Önemli olan karşılaşmalar da Yeni Malatyaspor’un geriye düşmeden temkinli oynaması ve hücum-savunma ölçüsünü iyi ayarlamasıdır.

Musa Sinan yorulup oyundan düşene kadar takımımızın etkili oyuncusuydu. Mba’ nın golündeki attığı depar ve kestiği güzel ortayı unutmayalım. Mağlubiyete rağmen Sadık istikrarlı futbolunu devam ettirdi. Geçtiği sağ bekte Burak Çalığı iyi kontrol etti. İkinci golde Ali Sakal’ ın yerinde olsa her halde rakip oyuncuyu oraya kadar getirmezdi.

Hakem cinlik yaptı

Aydın tüm iyi niyetine rağmen PTT liginde direk oynayabilecek bir santrafor görüntüsü vermiyor. Bir maçta 2 gol atıp takımı galip de getirse, bu fikrim sezon başında da böyleydi, değişime de uğramadı. Ayrıca, Sunday Mba kesinlikle kenar oyuncusu özellikleri olmayan bir futbolcu. Tabi İrfan hoca elindeki kısıtlı kadro imkânı ile bu şekilde maçlara çıkıyor. Ona da fazla haksızlık etmeyelim.

Maçın hakemi Barış Şimşek aklınca cinlik yaparak müsabakayı yönetti. Etkili yerlerde Adana Demirspor’un lehine, etkisiz yerlerde ise Yeni Malatyaspor lehine düdük çaldı. Müsabaka 2-1 iken rakip takımın ceza sahası içerisin de elle kontrol edilen penaltı pozisyonunu es geçti. Anıl’a gösterilmesi gereken ikinci sarıdan kırmızıyı da vermedi.

Saha zemini açısından bakıldığında Yeni Malatyaspor sadece PTT liginde değil, Türkiye liglerinde küme düşecek 3-4 takımdan biri olur. (Süper ligde G.Antep buna dahildir) İşi oluruna bırakmada, yapılsa da gecikmesinde ve baştan savulmasında Türkiye’ de yine Malatya ilk üçteki yerini kimseye bırakmaz. En belirgin örneği işte İnönü Stadı zeminidir.