Ne zaman ağzımıza alsak bu kelimeyi, ne zaman hedef koysak, olmuşken “play off’a kalalım” desek, “bu maçı alırsak potaya gireriz” diye düşünsek, hep kursağımızda kaldı bu sezon!

Göztepe maçında da maalesef yine aynı kaderi yaşadık. Hafta arasında Yeni Malatyaspor’un galip geleceğini düşünüyordum. Son 3 maçtaki oyuna bakarak bunu maç öncesi yazımda belirtmekte de bir sakınca görmedim.

*

İzmir Atatürk Stadı’ndaki Göztepe – Alima Yeni Malatyaspor maçını kritize etmeden önce karşılaşmayı son dakikada Manisa’dan İzmir’e alarak, her iki kulübü de psikolojikman çökerten, Anadolu kulüplerini hiçe sayan ve maç programlaması yapmaktan bile aciz olan TFF’yi kınıyorum!

Benim kınamamla hiçbir şey değişmez belki ama o koltukları işgal edenlere Anadolu’da bile saygının kalmadığını belirtmekte yine de fayda var.

*

Göztepe karşısında ilk yarı, son haftalardaki başarılı görüntüsünü sürdüren Alima Yeni Malatyaspor ikinci yarı hemen kaseti Alanya maçına sardı. Elazığ maçında az hücuma çıkıp sonuç almıştık. Ama Göztepe karşısında özellikle ilk yarı atağa iyi çıkmamıza rağmen bunu skora yansıtamadık.

*

Malatya’dan daha fazla kazanmaya ihtiyacı olan Göztepe 2. yarı golü bulduktan sonra zaten oyun çözüldü. Umut Nayir’in gol atsa da atmasa da bu takımın en önemli oyuncusu olduğunu, o çıktıktan sonra rakip yarı sahada bir tane bile top tutamayınca daha net gördük.

*

Buradan Kulüp Genel Müdürümüz Selçuk Günaydın’dan özel isteğimdir. Kemal ve Godoy’un maç içersinde giydiği görünmezlik pelerininden ben de isterim. Diarra yan top çalışır gibi çıkıp kafa vuruyor, Godoy beyefendi piyasada yok!

Kemal, Leroy’u tutmayı bırakın ona faul bile yapamıyor. Bindirmeyi geçtik, indirmeyi bile beceremiyor.

*

Peki ya Kaleci Vedat’a ne demeli?

Öyle ya da böyle bastırıyoruz, ‘2 – 2 olur mu’ diye, Vedat Kapurtu sanki İzmir sahillerinde!

Vedat tecrübesinde bir kaleciye o rahatlığı ve o hatayı yakıştıramadım. Kendisini defalarca takdir etmişizdir ama bu tür ciddiyetsizlikle yapılan hataların benim nazarımda alttan alınır yanı yoktur!

*

Tüm bunlara rağmen, TFF maçı son gün İzmir’e almasa, Umut sakatlanmasa, Ali Sakal ve İrfan performansları diğer karşılaşmalardaki gibi olsa, Çağatay Şahan ayarcılık yerine hakemlik yapsa yine de yenebilirdik Göztepe’yi.

*

İrfan hoca maç sonundaki; ‘konsantrasyonumuz bozuldu’ açıklamasında sonuna kadar haklı ama ilk on birde ısrar ettiği bazı isimlerde haksız.

Balıkesir’den alınan Yiğitcan’ı, Göztepe’de ilk yarı ful oynamış Erkan Sekman’ı, sol önde adam geçip içeri kat edebilen Gotal’ı artık ilk 11’e almanın zamanı gelmedi mi hocam?

*

İrfan hoca demişken bir de şu İrfan ile Mba’nın yer değiştirilmesi meselesi var. Bir oyuncu değişikliği takımı bu kadar çok etkiler mi demeyin, inanın etkiliyor. İrfan daha kırılgan ve yumuşak. Mba ise hücumda da savunmada da Allah ne verdiyse.

Mesela Malatya’nın meşhur yemeği Analı-kızlı’yı yaparken aşçılar, köftenin hamuru pişerken dağılmasın diye una tuz ve su katıp öyle yoğururlar. Sadece su ile undan hamur yapıldığında köfte pişerken dağılır. Burada tuz yemeğe kattığı tadın yanında birleştirici tutucu görevinde kullanılır.

Mba’da bizim takımın tuzu diyebiliriz.

Mba, ikili ön liberolarımız ile (Ali-Azubıke) hücum arasındaki boşluğu dolduruyor. Zaman zaman da gol atınca zaten tadından yenmiyor!