Kimse kendisini kandırmasın, Gazze’de yaşananlar bir din savaşıdır ve askeri olarak açıklanmaktan ziyade dini hedefler olarak anca açıklanabilir. Kundaktaki çocukların ve masumların öldürülmesi ve İsrail Cumhurbaşkanı’nın 2.3 milyon Gazzeli’yi Hamas’la bir tutmasının sebebi de inancı gereğidir.

Savaşsın ilk günü meselenin Gazze’nin boşaltılması olduğunda bunun ana sebebinin de İsrail dini inancından kaynaklandığını ifade etmiştim.

Meseleyi özet olarak anlatayım.

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu savaşı Haçlı-Hilal meselesine döndürmeyin” derken İsrail Başbakanı

Netanyahu, kara harekatı hazırlığını Tevrat'tan alıntılarla duyurdu: “Yahudi halkının ebediliğine olan derin inancımızla Hamas'a karşı Yeşaya kehanetini göreceğiz” dedi

Yeşaya kehanetleri:

Mesih'in Gelişi: İşaya, gelecekteki Mesih'in (İsa) gelişini ve O'nun insanlık için kurtuluş getireceğini kehanet eder. Bu kehanetler, İsa'nın doğumu, hizmeti ve çarmıha gerilişi gibi olayları öngörür.

İsrail'in Geleceği: İşaya, İsrail halkının tarih boyunca yaşayacağı zorluklardan ve sürgünden bahseder, ancak sonunda Tanrı'nın onları kurtaracağını ve topraklarına geri getireceğini kehanet eder.

Adalet ve Doğruluk: İşaya, adaletin ve doğruluğun önemini vurgular ve insanları Tanrı'nın yollarını izlemeye çağırır.

İnsanlık ve Yaratılış: İşaya, yaratılışın ve insanlığın önemini ele alır ve Tanrı'nın yaratıklarına olan sevgisini yansıtır.”

 İşin bir başka dini boyutu şöyle:

“Filistinlilerin Tevrat'ta yok edilmesi emredilen "Amelek"e (Arap Amalika kavmi) benzetilmesi,

Gazzelilerin Talmud'taki bazı din adamlarının "goy"u (gentile: gayri Yahudi) tarif bağlamında kullandığı "insan görünümlü hayvanlar" şeklinde tanımlanması,

Gazze'nin Yehoşua'nın Eriha ve Ay kentlerine yaptığına benzer şekilde "tamamen yerle bir edilmesi",

"Gazzelilerden arındırılmış insansız Gazze" pankartları, Mısır'dan Çıkış'ta Firavun'a karşı kazanılan zafer nedeniyle yapılan savaş dansına benzer "Gazze harabelerinde dans" çağrısı,

İsrail askerlerinin "Şem'a Yisrael" [Dinle ey İsrail] dualarıyla vecd içinde dans ederek savaşa motive olmaları, yerleşimcilerin Filistinlilerin topraklarını "zamana yayarak yavaş yavaş işgal etmeleri", bu kültürü bilen ya da aşina olanlar için, dini argümanların politize edilmesine dair açık kaynaklara yansıyan örneklerden sadece bazılarıdır.”

Gazze savaşına katılmak ister misin?

Gazzeli mücahitler cihat konusunda ellerinden geleni yapıyorlar ve yapmaya devam edecekler.

Sen de buradan Gazze'ye ve Kudüs'e yardım etmek ister misin?

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Yahudileri kuşatma altına almıştı. Ama onlar muhkem evlerine çekilmişlerdi. Bugün Demir Kubbe dedikleri savunma sistemini o gün de kurmuşlardı. Evleri yüksek, kaleleri sağlam ve ulaşılması imkansızdı. Peygamber efendimiz, Sahabesi ile birlikte uzun bir süre dışarıda bekledi ama bir türlü onların kale gibi korunaklı evlerine giremedi.

Çünkü onlara ok atsan sana geri dönüyordu.

Taş atsan yetişmiyordu.

Bağırsan sesin yetişmiyordu.

Evleri aşılmıyor, duvarları yıkılmıyordu.

Günlerce bekledi İslam ordusu.

Ama yahudiler kalelerden çıkmıyordu.

Müslümanların stoğu tükenmek, moralleri bitmek üzereydi.

Günlerce beklediler. Ama nafile!

Bu uzun bekleyişten sonra Peygamber Efendimiz yeni bir strateji geliştirdi.

Yahudilere ait hurma ağaçları kesilecekti!

Yahudilerinin ekonomik kaynakları birer birer kesilecekti.

Servetleri devrilecekti.

Gelecekleri köklerinden kazınacaktı.

Zira Yahudi için para, servet ve zenginlik her şeydi.

Ağaçlar kesildikçe Yahudiler kahroluyordu.

Ağaçlar kesildikten sonra onlar için burada kalmanın bir anlamı kalmayacaktı.

Yahudiler, ağaçların kesildiğini gördü. Zaten bir kaç ağacın kesilmesi yeterli oldu. Bu yüzden pes etmek zorunda kaldılar.

Sonunda anlaşma yoluna gittiler ve taşıyabilecekleri kadar yükle bölgeyi terk etme kararı aldılar.

Sen de bugün Kudüs için, Mescidi Aksa için, Gazze için bir şey yapmak istiyorsan bir ağaç da sen kes!

Sen de bugün sövsen sesin Yahudiye ulaşmaz!

Taş atsan İsraile ulaşmaz!

Ok atsan Telaviv'e yetişmez.

Ama sen de Peygamber Efendimizin stratejisini yapabilirsin!

Al eline baltayı, kes Yahudilerin ağaçlarını!

Nasıl mı?

Evine giren her Yahudi malı, bir ağaçtır.

Kullandığın her Yahudi malı deterjan, bir ağaçtır.

İçtiğin her kola, bir ağaçtır.

İçtiğin her Yahudi malı su, bir ağaçtır.

Yani Yahudilerin her ürünü, bugün bir ağaçtır.

Gazze savaşına katılmak istiyor musun?

Mescidi Aksa'yı buradan korumak istiyor musun?

Öyleyse al eline boykot baltasını ve kes Yahudilerin ağaçlarını!

Alışveriş listeni kontrol et. Mutfağına gir ve kullandığın yiyeceklerin markalarını kontrol et.

Banyodaki temizlik ürünlerine bir göz at.

Gücünün yettiğini yap. Gücün bir yaprak koparmaya yetiyorsa onu kopar, bir dal kırmaya yetiyorsa onu kır, bir ağaç devirmeye yetiyorsa onu devir...

Zira, "kim zerre kadar bir iyilik yaparsa mutlaka karşılığını bulur," diyor Rabbimiz!