İnsanlığın savaşı yendiği yer: Çanakkale Çanakkale...
Metrekareye 6 bin mermi ve 5 can...
Resmi nitelikteki açıklamalara göre, Türk ordusu 253 bin şehit verirken, müttefikler 252 bin kayıp vermiştir bu savaşta.
Onlar şehitlerimiz; dünyanın en güçlü ordularına karşı göğüslerini siper etmişlerdir.
Tertemiz kanlarıyla “Çanakkale Geçilmez” sözünü tarihe yazdırdılar.
Çanakkale, gelecekteki Türk Cumhuriyeti’nin bir habercisi, bir müjdecisi olmuştur.
Çanakkale’yi geçilmez yapan o ruh, o vatan sevgisi, ülke işgal altındayken şahlanmış ve düşmanı işgal ettiği topraklarda yok etmiştir.
Bu şanlı zaferin 101. yılında hepimizin özellikle yeni neslimizin alması gereken büyük dersler, çok önemli ibret vesikaları vardır.
Tarihini bilmeyen, tarihine sahip çıkmayanlar böylesine büyük zaferleri kazanamazlar.
***
Bu noktada Malatya Valisi Süleyman Kamçı’nın dünkü programda kullanmış olduğu bir ifadeyi aynen aktarıyorum:
“Unutmayınız ki, geçmişini unutanlar, o geçmişi yeniden yaşamak zorunda kalırlar!”
Bu ifade, tüm gençlerimizin kulağına küpe olmalıdır.
Bizler başta kendimiz olmak üzere bizleri büyük bir millet yapan unsurları çok iyi bilmek durumundayız.
Aziz ecdadımızın üç kıtada yüzlerce yıl barış ve huzurla hükmettiğini unutmamalı, bu bilinçle yolumuza devam etmeliyiz.
***
Dün Malatya’da zaferin yıl dönümü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. “Çanakkale ruhu” yaşatıldı memleketimizde… Ben bu noktada emeği geçen herkese teşekkür ederek, yazımı şu mısralar ile sonlandırmak isterim:
“Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın; Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât... Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.”