Hoş geldin ümmetin umudu, milletin gururu,

Hoş geldin misafirlerin hayırlısı, adamın hası.

Ne eyyamcılık yapmak, ne yağdanlık olmak ne de karşılığı olan bir hayranlık bu…

‘Bir spor köşe yazısında ne işi var, böyle siyaset kokan bir muhabbetin’ diyenler hele çekilin az kenara, söylemedim tek söz bugüne kadar yanlış anlaşılır diye.

Bilen bilir, nasıl bir muhabbet bendeki.

Sadece içimden geldi ona ‘hoş geldin gardaş’ demek…

Hoş geldin gardaş, sefalar getirdin.

BÜYÜK TAKIM GİBİ OYNADIK

İstanbul’da oynadığımız Denizli maçını kazanarak üsttekilerin puan kaybettiği haftayı karlı kapattık… Yazıya böyle malumu anlatarak giriş yapmak hiç huyum değildir ama malum, kazandık ve de karlı kapattık haftayı.

Zor bir maçtı her şeyiyle…

Bir kere en büyük baskı teknik heyet ve futbolcuların üzerindeydi…

Tartışıldı durdu, ‘takımı İstanbul’a götürmek doğru mu yanlış mı’ diye günlerce.

E haliyle baskı oluşturdu bu hava takımda. Öyle Sanırım maçın ilk yarısındaki tutukluk da bu baskıdan kaynaklandı.

İkinci yarıdaki etkili oyunla kazandık ve de kritik bir virajı usta bir şoför edasıyla kazasız belasız döndük.

Sonuç ve ikinci yarıdaki iyi oyunun dışında maça dair konuşmaya değer gördüğüm iki şey var… Birisi Ferhat’ın oynadığı futbolla ne kadar klas bir oyuncu oluşunu bir kez daha herkese göstermesi, diğeri Ayite’nin tartışılmaz usta golcülüğü.

Bu iki oyuncunun performansı ‘düğüm’ niteliğindeki haftalar öncesinde beni ziyadesiyle sevindirdi.

Maçın sonlarındaki uydurma kırmızı kartla Ferhat’ın oyundan atılıp, Gaziantep maçında cezalı duruma düşmesine çok üzüldüm.

Ah Özgür Yankaya ah, bu kadar basite indirmeyin bu işi. Değişen kurallara 2 dakikanızı ayırıp neden bakmazsınız ki?

Yok, bakıp yaptıysan da söyleyecek sözüm yok!

ADİL GEVREK

Adam 3 yıldır takımın başında, 3 yıldır hep başarısı var.

Geldiğinde takım 2.ligde mücadele eden ‘basit’ bir Anadolu takımı hüviyetindeyken, bu adam sanki sihirli bir değnekle dokunmuş gibi, kulübün marka değerini her geçen gün yukarılara taşıdı.

Başlıkta da anlaşılacağı üzere Yeni Malatyaspor Kulüp Başkanı Adil Gevrek’ten bahsediyorum.

Bu adamda bir şeyler var!

Kimisi ballı, kimisi kısmetli, kimisi de acemi şansı olan, ezbere iş yapan ortalama bir vatandaş diyor.

Ancak bence Adil Başkan, çok zeki ve de ne yaptığını hepimizden daha iyi bilen bir stratejist.

O kadar başkan geldi gitti bu şehirde, Adil başkan kadar akılcı, son hamlesi hep can alıcı olan bir başkan daha görmedim ben.

Yaptığı yanlışlar sonrası hepimizin kızdığı, eleştirdiği olmuştur muhakkak, lakin adam adeta, ‘ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz’ dercesine icraatıyla cevap verdi her seferinde.

Aha da buraya yazıyorum…

Yeni Malatyaspor sezon sonu şampiyon olursa sakın şaşırmayın… Niye, e çünkü adam futbolun doğrularını yapıyor.

Ne yaptı devre arasında?

Sadece 2 transferle işi bitirdi… Ferhat ve Ayite’nin bu takıma ne kadar faydalı olacaklarını önümüzdeki haftalarda daha net göreceğiz sanırım. Tabi diğer transferleri de unutmamak lazım ama bu ikisi özellikle kilit oyuncular diye düşünüyorum.

Şimdi, ‘kardeşim, İrfan Hoca ve kulübe emek veren diğerlerinin hiç mi faydası yok ki, sen kalkıp bütün başarıyı başkana mal ettin’ diyebilirsiniz…

Elbette ki emeğe, alın terine saygısızlık etmek gibi bir düşüncesizlik sergilemek değil niyetim.

Takımın hocası olan İrfan Buz’un geçen sezon ve bu sezon takıma verdiklerini nasıl inkar edebilir insan.

Ancak burada futbol dehası Morinho’nun çok güzel bir sözünü hatırlatmadan edemeyeceğim…

‘Başarının sırrı her zaman iyi yöneticide gizlidir... Çünkü iyi yönetici, iyi teknik heyeti ve iyi personeli bulur ve onlarla çalışır.’

Evet, Adil Başkan başarıya giden yolun başarılı ve de zeki insanların zekasını kullanmakta gizli olduğunu biliyor ve bunu çok başarılı bir şekilde yapıyor.

Ha, hatası yok mu?

Var!

Ama demek ki bu hatalar başarıya engel hatalar değil ki, biz bugün Yeni Malatyaspor’un Süper Lig’e çıkma ihtimalinin bu kadar güçlü olduğuna şahit oluyoruz.