Uzun zamandır suya hasret toprağın, yağmurla buluşması gibiydi Yeni Malatyaspor’un ilk iç saha maçında taraftarının huzuruna çıkması.

Tribündeki hazırlıklar ve coşku, ülkenin milli birlik ve bütünlüğü için açılan pankartlar ve gece yarısına rağmen müsabakayı izlemeye gelmiş taraftarlar, takımdan beklentinin ne kadar fazla olduğunun habercisiydi.

Herkesin aklındaki sorulara 90 dakika cevap olacaktı.

Yeni Malatyaspor – Samsunspor müsabakası başladığında artıları ve eksileri not eden öğretmen edasındaydık hepimiz.

Önce savunmaya baktım; Kaleci Vedat, Sadık ve Yiğitcan bıraktıkları yerdeydiler.

Yine güven verdiler, her topu sildi süpürdüler, göbekten bir tane bile pozisyon vermediler.

Ramazan Kahya’dan sonra Ahmet Burak Solakel, Roberto Carlos gibi geldi bana. Tam olarak hazır olup, takım oyununa adapte olamasa da sol beke bir dinamizm getirdiği ortada.

Sağ bekte Caner Arıcı’nın çok fazla şeyler kattığını söyleyemem ama ilerleyen haftalar performansının artacağını ümit ediyorum.

Orta sahada Sedat Ağçay’ın kusursuz futbolu devam ediyor. Kaptanlık pazubandı da oyun içersindeki liderlik görüntüsü de ona çok yakışıyor. Yeni Malatyaspor atağa çıkarken, kalite kontrol memuru gibi her topu inceliyor, ölçüyor, arkadaşlarını yönlendiriyor.

Orta alanda uyumsuzluktan mıdır yoksa Mehmet Sak’ın istenilen seviyede olmayışından mıdır bilinmez ama Azubuike’yi arıyor gözler. Dinamizmi daha yüksek, kaliteli koşusu fazla ve top çalma becerisi genç Nijeryalıyı bir adım öne çıkarıyor.

Yabancılar futboldan anlıyor!

Yeni Malatyaspor’un yeni dönemde belli ki en büyük gücü ön çizgi oyuncuları olacak. Kanatlardaki Pereira ve Dialiba süratli, dar alanda teknik ve kısa mesafede çabuk oyuncular. Burada Pereira’ya ayrı parantez açmak lazım. Kesinlikle bu ligin üstünde bir adam. En ufak pozisyonu, kendisine atılan düşük kaliteli pası bile küçümsemiyor. Her iki ayağını kullanıyor, güçlü ve teknik. Goldeki katkısı atandan daha fazla.

Dialiba ise dayanıklılık, mücadele ve özellikle de ceza sahası içersinde yer alması bakımından farklı bir oyuncu. Pereira kadar olmasa da iyi denilebilir.

Oyuna sonradan giren Amutu’nun hazır olmadığı her halinden belli, fakat onun da bir kumaşı var.

Geçen yıl yabancıları ilk izlediğimde, “yabancılar futbola yabancı” demiştim. Hatta alınan kırılan yöneticiler olmuştu. Bakın aynı ifadeyi bu yıl kullanmıyorum. Yeni Malatyaspor’un yabancı oyuncu kalitesi artmış, bu da takıma yansımış.

Forvette Eren’in santrafor gibi en önde oynaması şimdilik normal olabilir. Amutu hazır değil ve hocanın elinde orijinal hedef forvet yok. Ama sezon böyle geçmez. Eren daha çok kırık forvet gibi oynatıldığında yarar sağlar. Yeni Malatyaspor’un en öne acilen hedef santrafor alması lazım. Ayağında top tutacak, ikiye birlerle Pereira ve Dialiba’ya pozisyon hazırlayacak, yerden ve havadan iyi bir forvet. Oyuna sonradan giren Sinan ve Rahman Buğra bu maçlık üzerlerine düşeni yaptılar, gelecek haftalarda onlarla ilgili kararı daha net vereceğiz.

Genel olarak; geçen sezona göre kıyaslanamayacak kadar iyi, en azından seremonide, dizilişte daha takım gibi takım görüntüsü olan, hücumsal zenginliği fazla bir ekip oluşturulmuş.

Bu takım şampiyonluğa oynar mı, oynar.

Bu kadro şampiyonluk için yeterli mi onu ilerleyen haftalarda Gaziantep, Sivas, Göztepe, Eskişehir maçlarında daha iyi göreceğiz.

Mersin ve Samsun’u mağlup eden Yeni Malatyaspor’da daha ilk günlerden kafama bir şey takıldı. Hoca da başkan da hedefimiz şampiyonluk demekten korkuyor.

Lige 6 puanla başlamışsın, bakanın ‘hedef şampiyonluk’ demiş daha neyin 2 yıl hesabı yapılıyor anlamış değilim. 2 de 2 yapan takıma mı güvenmiyorsunuz yoksa kendinize mi çözemedim.

BESYO MÜCADELESİ...

İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu ile ilgili gerek Fatih Avcı kardeşim, gerekse de ben doğru gerekçelerle ve haklı sebeplerle bir kaç yazı kaleme aldık. Sevgili yeni rektörümüz sesimize kulak verdi ve BESYO’daki yanlışların çözümüne önce o bölümün içinden birini atayarak başladı.

Çok şükür ki artık üniversitemizin sporuna bir anatomici değil, spor adamı yön verecek.

BESYO Müdürlüğü’ne Cemal Gündoğdu kardeşimiz atandı. Kendisi İl Özel İdarespor’dan eski sporcum olmakla beraber, hem sportif yönünü hem de kişiliğini yakından tanıdığım birisi. Cemal Gündoğdu kardeşime yeni dönemde başarılar diliyorum. Zaten kendisinden önceki müdür ve yardımcıları yapılmadık ters ve yanlış iş bırakmadığı için Cemal Hocamıza yapacak yanlış da kalmadı.

Spor konusunda bilgi ve birikimiyle en kısa sürede BESYO’yu istenilen düzeye getireceğinden şüphem yok