Bazen mücadele edersin sahada, sonuç kötü olsa da kimse bir şey diyemez. Trabzonspor mağlubiyeti bence bu maçlardan biri. Takım olarak Trabzon’da özellikle ilk yarı gayet iyi gidiyorduk, istediğimiz şekilde soyunma odasında gidecektik.

Mina, Hadebe, Robin, Özer ve Erkan Kaş defansta birbirleriyle yardımlaştılar ama kademe anlayışı anlamında çok yetersiz kaldılar.

Mina ve Robin’in bu topla çıkma sevdalarından vazgeçmeleri lazım. Defans adamının topla çıkması bu şekilde olamaz. Fazla güvenleriniz takıma zarar verir ve sonuçta ikinizde iki kez top kaybı yapıp kontra yememize sebep oldunuz. Sabit en yakınına basit bir şekilde vermek çok mu zor geliyor?

Yine diyorum Erkan Kaş bu takımın oyuncusu olamaz. İnanın BAL’da oynatmam. Tabi ki teknik ekibin işine saygı duyarım ancak Erkan bir türlü kendini toparlayamadı.

Bifouma neyin peşinde anlamış değilim. Sanki halı sahada oynar gibi oynuyor, tek başına halı sahanın maç ücretini peşin verenler gibi kimseye pas vermeden oynamaya çalışıyor. İnanın çok kötü bir profil veriyor dışarıda seyreden için. Sahada kendine çeki düzen verip takım oyununa katkı sağlamaya çalışana kadar kenarda durması daha iyi olur kanımca.

Fofana günden güne üstüne koyuyor. Çapraz koşuları topla driplingi, çabukluğu göze battı. İlerleyen haftalarda daha da çok verim alırız diye düşünüyorum. Jahovic el freni gibi. Takım hücum yaptığında ağır kaldı. Gereksiz kart sarı kartlar iyi olmuyor. Bir de futbolcularımız hakemle çok oynuyor. Bunlar bir şeyi değiştirmez buna dikkat edelim.

Trabzonspor’da genç Hüseyin defansta gerçekten harika kademe anlayışıyla dikkat çekti. Topu oyuna sokmasına ve hızına hayran kaldım. Yediğimiz İlk golde orta sahada kaptırdık  topu. Maalesef Robin ile Erkan Kaş’ın adam paylaşımı kontrollerinin dengesiz oluşu ve kalecimiz Farnolle’nin boşa çıkışı sahanın en küçük boylu futbolcusu Abdulkadir’in kafayla gol atmasına neden oldu. Anlayacağınız hatalar zinciri golü getirdi. Oyunda ilk yarı üstün olsak da 45’te gol yememiz direncimizi kırdı.

Hamle olarak Gökhan Töre en mantıklı tercihti. Fakat sakatlanınca tekrar bu sefer Eren Tozlu tercihi doğru olan işlerdi. Bize gerçekten çok iyi bir sol bek lider oyuncu 10 numara pozisyonda olacak transferler şart. Azubuike’nin Başakşehir’de mutsuz olduğunu biliyoruz. Aleksic’in satış listesine konduğunu öğrendik. Bu iki oyuncu neden takıma kazandırılmıyor?

BİZİMKİLER ORDUZU’DA MANGAL YAKSIN!

Trabzon neredeyse yedekler dahil 8 tane alt yapıdan çıkan futbolcularıyla mücadele etmenin faydalarını sahada alıyor. Yusuf Yazıcı’nın Lille’ e 130 milyon gibi ciddi bir transfer katkısıyla gitmesinin kulübüne neler kazandırdığını hep beraber gördük. Neden biz de alt yapıdan böyle gençleri çıkartamıyoruz diye sormadan da geçemiyorum. Profesyonel yaptığın zaman iş bitmiyor. Onu değerlendirip pazarlamasını yaparsan iş yapmış olursun.

Bizdeki alt yapı biliyorsunuz Allah’a emanet. Çalışan antrenörlerin yeterliliği TFF nezdinde uygunluk durumları, veliyle ahbap çavuş ilişkileri hala devam ediyor. Birkaç yeni isim getirerek alt yapının bozuk düzeni gizlenmeye çalışılıyor. Tamam Taşar’ı Sinan Alkış’ı anladık da ya sizi ne yapacağız? 7 yıldır yan gelip yatıp, memlekete 1 futbolcu yetiştirmeden bankamatik hocalığı yapıyorsunuz. Yukarıdan da yüzde 10-20 prim kovalıyorsunuz. Oh ne ala Mualla!

Ey Adil Gevrek başkanım alt yapıya el atman lazım. Trabzon, Bursa, Antalya ne gençler çıkarıyor. Malatya’nın onlardan neyi eksik? Erol hoca geldi söyledi, alt yapıdan gelen çocuk duracağı bilmiyor dedi. Bu laf bu memleketin içler acısı durumunu gösterdi. Ama gururlu davranıp ne istifa eden var ne cevap veren. Hepsi bu lafları gargara yaptı  yuttu. Ama oradaki 15 yaşındaki çocuğa gelince hepsi Morinyo pozlarında. Bunlar anca yanına veremeyen futbolcular çıkartır alt yapıdan. Onca kriz var alt yapıda Ey başkan neden hesap sormazsın?

İşte o zaman Trabzon Yusuf’u Başakşehir Cengiz’i, Altınordu Çağlar’ı satar bizde bu hocalarla 7 yıldır kim çıkacak diye boş boş bakarız!

3. Lig temsilcimiz Yeşilyurt Belediyespor ile ilgili gerekli değerlendirmeleri lig başlayınca gerçekleştireceğim.