Merhaba sevgili okurlarım… Gündelik hayatımızda yaşadığımız benzer olaylar bizleri ister istemez monotonluğa sürüklüyor ve bu monotonluk çoğu zaman birbirimizin gözlerine bakarak verdiğimiz bir selamı ve hal hatır sormayı unutturuyor.
Güneş doğmadan kalkan bahçe işçileri doğacak güne ter akıtmak için sabahın erken saatlerinde bir minibüs ya da benzeri bir araçla yol alırlar.
Günün karmaşık şehir hayatında bir şehrin gün boyu atıkla dolan caddeleri, sabahın erken saatlerinde daha kimse caddelere çıkmadan temizlenir.
Gün doğumundan gece yarılarına kadar mahalle mahalle insanları taşıyan otobüs şoförleri, sıcağın tüm meşakkatine rağmen can taşımanın verdiği mesuliyetle asfalt ve yokuşta bizler için çalışırlar.
Taksi şoförleri, köy minibüsü şoförleri her gün trafiğin artan derdiyle büyüyen şehrin uzun kısa yollarında birbirlerininkine benzeyen kaderi ile yol alılar.
Her sabah kepenk açan esnaf raflarını dizerken ya da dünden kalan işleri müşteri gelmeden halletmeye çalışırken beklediği bereketli bir gündür. Ödenecek toptancı faturaları, yaklaşan dükkan kirası, bir de ev giderlerine karşın beklenen kazançlı bereketli bir gündür.
Bir şehrin ekonomik gelişmişliğini ya da sosyal durumunu o şehrin esnafının durumundan öğrenebilirsiniz. Esnafın işi insandır, her türlü insanla karşılaşır esnaf. İşsizle, maaşını geç alanla, tarlada mahsulü para etmeyenle, bol kazançlı insanla…
Özel şirkette çalışanlar sabahın erken saatlerinde kahvaltılarını genelde şirketlerinde yaparlar; bir simit bir poğaça ile. Onlardan patronları her zaman yüksek performans bekler.. Bir simitle başlayan günde aslanın ağzında ekmek savaşına girişirler.
İnşaat işçileri önceki günden kalan sırt ve kas ağrıları ile uyandıkları günde inşaata kum ve çimento taşımaya devam ederler; cüzdanlarındaki faturalar terleri ile ıslanır..
Polislerimiz gece gündüz hazır ve nazır olarak bizim için nöbette devriyede… Fırıncılar geceleri uyumadan geçen bir ömürle un rengine dönen saçlarıyla her sabaha sıcak taze ekmek ve simitleri bizlerle buluşturur.
Karşılaştığımız insanların gözlerine bakmak demek onların yerine kendimizi koyabilmektir, empati yapabilmektir, onları anlayabilmektir…
Bizler birbirimizi ne kadar çok anlarsak o kadar çok gözlerimize bakabiliriz. Belki de şu yalan dünyada tek gerçek yaşam birbirimizin gözlerindeki anlayış ve sevgidir.
İyi niyetlerimizle buluşmak dileği ile hoşça kalın…