Yaşanan 6 Şubat depremlerinden sonra OHAL geldi. Aslında OHAL’in getirilme nedenlerinden biri de deprem bölgelerinde yaşanan yağma olaylarıydı.

Yaşanan 6 Şubat depremlerinden sonra OHAL geldi. Aslında OHAL’in getirilme nedenlerinden biri de deprem bölgelerinde yaşanan yağma olaylarıydı. İlk zamanlarda evet gereken yapıldı diyebiliriz. Fakat özellikle son iki haftadır Malatya için konuşuyorum şehirde hem yağma konusunda hem asayiş anlamında bir zafiyet olduğu görülmekte. Görünen köy misali kimse kılavuzluk yapmasın ama görünen gerçek bu. Seçim atmosferinin başladığı ilk gün itibari ile maalesef bu zafiyet açık açık gözler önüne serildi.

Depremlerin ilk günlerinden itibaren özellikle emniyet güçleri hakikaten özverili bir çalışma sergiledi. Bunu kimse inkar edemez. Enkaz çalışmalarına katılan ekipler bile gördüm. Ve takdir ettim. Fakat özellikle seçim atmosferinin başladığı ilk günden beri bir güvenlik boşluğu yaşanmakta. Depremin üzerinden 3 ayı aşkın bir süre geçmişken hala şehirde hırsızlık ve yağma olayları yaşanıyor. Mesela bir şeyi merak ediyorum. Deprem süresi ile birlikte emniyete kaç hırsızlık olayı intikal etti ve kaçı çözüme ulaştı. Sadece merak ettiğim için soruyorum bunu. Son iki üç haftadır sadece bakanlar geldiğinde fazlası ile gördüğümüz güvenlik güçleri normal günlerde neden o çoğunlukta değil ki? Personel eksikliğimiz mi var? Bu giderilebilirdi.

Deprem öncesinde gece hemen hemen her sokakta bekçiler görürdük. O kadar bekçi nereye gitti? O kadar bekçi nerde nereyi bekliyor? Ağır hasarlı binalara eşya almak için dahi olsa girmeyin diye açıklamalar yapılıyor, binaların önünden geçmeyin uyarıları yapılıyor. Bu ikazları dinleyen masum ve mağdur vatandaşların evleri başkaları tarafından yağma ediliyor. Bu açıklama yapılıyorsa bununla ilgili elbette gerekli önlemler alınmalı diye düşünüyorum. “Hangi birine çözüm bulalım, hangi birinin başında bekleyelim” denilebilir haklı olarak. “Her binaya bir nöbetçi dikilsin” denilmiyor tabi ki. Ama en azından sabit bir şekilde bekleyen personeller özellikle gece sürekli bir devriye atarak belki de bir çözüm yolu anlamında olumlu bir adım atılmış olabilir diye düşünüyorum. Akıl vermek haddime değil elbette ki fakat bir vatandaş olarak düşüncelerimi ifade etmeye çalıştım.

Süreç bayağı bayağı uzayacak gibi görünürken, bu sorunlara umuyorum ki bir çözüm bulunur. Özellikle şehrimizde kendisine sözde hurdacı sıfatı koyup binaları talan eden kişilere gerekli cezai işlem uygulanmalı. Bu şekilde şehirde 10 -15 kişiye gerekli cezai işlemlerin yapılması basın aracılığı ile de duyurulursa bu yağma olayına gerekli tedbir anlamında bir adım atılmış olur diye düşünüyorum.