Birisi kalkar, Mercedes Kadir’i Milletvekili yaparsa, bu onun mu suçu olur yoksa onu vekil yapanın mı? Dünkü Yeni Malatyaspor – Elazığspor maçını irdelerken önce buradan başlayalım.

Azubuıke’nin isabetli pas yapacak kapasitesi yok. Akpabio güçlü, tekniği iyi ama oyun zekasından mahrum. Mba saman alevi gibi bir var, bir yok! Oyuna sonradan girenlerin yetersizliğini yazıp anlatmama zaten gerek yok. Kadromuz bu iken, Yücel Hoca’nın elindeki malzeme buyken nasıl mücadele edelim Elazığ ile Allah aşkına.

Rakipte Serdar Kulbilge var Fenerbahçe’den gelmiş, Serdar Özbayraktar var, Eskişehirspor’dan gelmiş, Cleyton var, Kayserispor’dan gelmiş, Wellington var, İstanbul Başakşehir’den gelmiş, Kemal var Başakşehir’den gelmiş. Sende de, Yakup var, Tuzla’dan almışsın. Hüseyin Kar var, PTT’ye çıkan Balıkesir göndermiş, Ramazan var, Göztepe şampiyon olup göndermiş, İskender var, aslında yok! Üstüne üstlük yabancıların da kapalı kutu.

Bu seviyede bir ligde nasıl başa baş mücadele edeceksiniz Allah aşkına. Yeni Malatyaspor’lu futbolcular galibiyeti tribündeki bizlerden, içimizdeki en Malatyalıdan daha çok istedi, her şeyini verdi ama ellerinden gelen bu kadar. Sezon başında bu takıma 2-3 kaliteli transfer derken işte bu tür maçları kastetmiştik. Ama başkandan üç beş kuruş fazla koparmaya çalışan, takım birkaç puan toplayınca da utanmadan bu takımı yine Real Madrid yapan medya maymunları yönetimin aklını çeldi. Bu kadro çok iyi zamanla daha iyi olacak dedi. Gaziantep, Alanya ve Karabük maçlarında üzerine koyan takım aslında dünde üzerine koydu ama daha fazla koyacak hali kalmadı.

Birilerinin zoruna gidecek ama kimse kusura bakmasın bizim gücümüz bu kadar beyler. Elazığ’ın her pozisyonu öncesi net 9-10 pası var. 5 haftada 5 puan topladık, 3 gol attık ama organize gelişmiş bir tek atağımız var mı söyleyin?

Karabük maçından sonra takımın o günkü aldığı 1 puana ‘yıldızlı pekiyi’ demiştim. Çünkü kapasitesinin üzerinde bir puan almıştı Yeni Malatyaspor. Dünkü mağlubiyette aynı şey geçerli aslında. Kimse oyuncuyu, hocayı İskender’i, kebabı suçlamasın. Bu kadroyu kuran yönetim. Böylesine bir ligde alternatifsiz, oyun kurucusuz, forvette usta bir golcüsüz takım kurarsan, devre arasını iple değil, halatla çekersin!

Traore, Elazığspor’un ikinci golünü attığında, sanki tüm Malatya’nın bir anda elektrikleri kesilmiş şehir karanlığa gömülmüş gibi oldu. Bu tarz maçları kaybetmenin yıkıcılığı bu denli fazla ve önemliyken, maalesef kazanacak hiçbir şey yapmadık, doğrusu yapamadık. Sizler kadar hepimiz, eminim futbolcular ve teknik heyet de üzgün.

Sonuç olarak bir camia için en özel maçı, en büyük maçı hem de kendi sahamızda kaybettik. Allah hepimizin sevdiklerine uzun ömürler versin ama cenazemiz var desem yeridir. Yıllar sonra Elazığ’a İnönü Stadı’nda yenilmek kötü bir durum. Tek sevindirici şey. Taraftarımızın harika bir 90 dakika çıkarıp, en ufak bir olaya ve tahrike meydan vermemesi. Biz Elazığ’ı adam gibi ağırladık ve öyle de gönderdik. Kimsenin burnu kanamadı. Yeni Malatyaspor kaybetse de Malatyalıların adamlığı kazandı. Umarım aynı şeyleri Elazığ camiası da bizim için yapar…