İskoç asıllı bilim insanı Alexander Graham Bell telefonun icadıyla bilinir. İletişim sorunu olan arkadaşıyla, ailesindeki bireylerle iletişim kurabilmek için icat ettiği telefonun gün gelecek bireyler arasındaki iletişimi koparacağını nereden bilebilirdi genç bilim adamı.
Telefon icat edildiği o günden günümüze kadar gelişerek ilerledi. Cepte taşınmaya başlayan telefonlar ‘ne kadar da büyük bir buluş’ dedirtmeye başladı. Uzakları yakın eden bu icat zamanla internet teknolojisiyle birleşti derken sosyal medyalar, görüntülü, sesli uygulamalar, farklı bir boyut kazandırdı bu teknolojiye. Her şey çok güzel görünüyor, şu an bir çoğumuzun hakim olduğu bu teknoloji bir çok yükümüzü alıyor, ne güzel değil mi? Zamanla işimizi kolaylaştıran bu teknoloji farklı amaçlarla kullanılmaya başlandı; eğlenmek, zaman geçirmek, video paylaşmak, çocuklarımızı oyalamak vb... Biz yetişkinler için kolaylıklar sağlayan bu teknolojinin amacı dışına çıkmaya başlaması ebeveynler ile birlikte çocukları da etkisi altına almaya başladı. Peki çocuklar üzerindeki etkisi ne olacak bunu hiç düşündük mü? Çocukların bu teknolojiyle kurdukları bağın zamanla büyük bir tehlikeye doğru ilerlediğini fark ettik mi? Erken ergenlik, otizm, dikkat eksikliği, yeme bozukluğu, davranış bozukluğu gibi bir çok sorun. Yakın zamanda bir öğretmen arkadaşım, henüz 9 yaşındaki bir kaç öğrencisinin sayfa açıp video çektiğini, paylaşım yaptığını, beğeni toplamak için de arkadaşlarını takibe teşvik ettiğini anlattı. Bir velisinin durumu fark edip kendisine bilgi verdiğini, öğrencilerinin açtığı sayfadaki yaşları ile hiç bağdaşmayan paylaşımları görünce ne kadar şaşırdığını söyledi. Velileri uyarıp, kendi çocuklarını da daha sıkı takip ettiğini belirtti.
Teknoloji çağı çocukları dediğimiz bu kuşağı, teknolojiden soyutlayamayız elbette. Teknolojiyi doğru kullanmayı öğretebiliriz, sosyal medya ile arasına sınır koymayı, teknoloji okur-yazar olmayı öğretebiliriz. Teknolojinin çağı ilerletmek amacıyla kullanılması gerektiğini bilmelerini sağlayabiliriz. Bu konuda ebeveynlere ve öğretmenlere çok iş düşüyor. Amaçsız nesiller yetiştirmemek için, bütün hayatını sosyal medya için tüketen nesiller yetiştirmemek için bunlara dikkat etmeliyiz. Aksi halde sosyal medya dünyası içinde yaşayan, sosyal medyanın dayattığı tüketim toplumunun hayatı nasıl olumsuz etkilediğini hep birlikte göreceğiz.