Türkiye’de kimin ne iş yaptığı, yaptığı işin tam olarak ne ifade ettiği, işin tanımı ve görevleri tam olarak bilinmiyor maalesef.

Tamam, her şeyi biliyoruz ama kâğıt üstünde ne iş yapıyorsak aslında o kâğıt üzerindeki iş haricinden farklı işler yapıyoruz.

Müdüründen, ofis boyuna, işçisinden memuruna varıncaya kadar bir iş belirsizliği var bence…

Mesela herkesin bildiği ve her gün şahit olduğu bir “özel güvenlik” durumu var.

Gerçekten merak ediyorum, özel güvenlik dendi mi aklınıza ne geliyor?

Bankadaki özel güvenlik algısı, “güvenlik” haricinde ne kadar gereksiz iş varsa o gelir aklımıza…

Numaratörün başında duran insan…

İnsanları bir yerlere yönlendiren insan…

Yaşlıların maaşını çeken insan…

Banka personeline yemek/çay söyleyen insan…

Bütün resmi evrakları bina içinde taşımacılığını yapan insan…

Daha güvenlik ile ilgili bir yorum yapamadık maalesef…

Tamam, banka soygunları memleketimizde pek tutmayan bir iş kolu…

Kimse itibar etmiyor!

Hatta bazı insanların bağırışlarını gören gişe memurları güvenliği dahi çağırmıyor artık.

Veya bir apartman sitesinde özel güvenliğin çim biçtiğini, aidat topladığını, uydu anteni tamir etmeye çalıştığını görmüşsünüzdür.

İşin tanımı bu memlekette bilinmediği gibi esas işin ne olduğunu o işi yapan da artık bilmiyor.

Mesela avukat kâtiplerinin yaptığı işin aslında avukatların yapması gerektiğini kâtiplerin bildiğini pek zannetmiyorum.

Aslında avukatların da bilmediğini düşünüyorum artık…

Ya da bazı avukatların…

Bazen de ismin başına anlamını bilmediğimiz sıfatlar ekleyerek yapılan işin ne kadar kurumsal olduğunu anlatmak istiyoruz.

Aslında kurumsallıkla alakası olmayan ama sıfat ekleyerek bir algı verilmek isteniyor.

Mesela basın sektöründe…

Adam yazdırmış künyeye “Genel Koordinatör” diye…

Sanırsın ki 100 personelli bir yerin en az 10 yöneticisi olan bir kurumu koordine ediyor.

Beş-altı kişinin koordinatörü dahi olmaz ama bizim ki genel koordinatör diyor…

Kim ne derse desin canım, kızdığımızdan değil ama sıfatlar isimleri yüceltmez, isimler sıfatları büyütür.

Ya ne iş yaptığımızı unutuyoruz ya da işimizi çok büyük gösteriyoruz.

Aslında herkes yaptığı işi layıkıyla yapsa ve kimseyi başka işler için kullanmazsa ve işin mantığını idrak etse olay çözülecek gibi…

Yazıyı yazarken “pazarlama şirketlerine” de gireyim diye bir düşünce geçti aklımdan ama sonra hemen vazgeçtim.

Çünkü bu köşenin yeri yetmez!

En az üç günlük yazı çıkar!

Hepimiz yaptığımız işin “genel koordinatörü” olsak ve o işin gerekliliklerini gerçekten samimiyetle yapsak hiçbir sıfat kullanmamıza gerek duymayız.

Keşke herkes yaptığı işin “genel koordinatörü” olsa…