Yıllardır Malatya’da dolu dolu festival yaşamanın eksikliğini hissetmiştik ancak bu Temmuz ayı maşallah tüm açıkları kapattı. Ben de tüm festivallere bir saatlikte olsa katılmaya çalıştım gözlemlemek ve köşeme taşımak için.

Tarih sıralamasına göre başlayayım isterseniz.

Belki bir festival değildi ama çoğu festivallerin bile veremediği mutluluğu verdi Uluslararası Fotokamp. MAFSAD tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Fotokamp’a yine Arapgir ev sahipliği yaptı. Çadırını alan hatta çadır bulamayan portatif sandalyesini, minderini, erzağını alan gelmişti kampa. Mekan harikaydı. Dinlenmek için eğlenmek için güzel bir fırsattı. Allah var Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu’ da iyi ev sahibiydi. Herkesle tek tek ilgilendi, klarnet eşliğinde türküler söyledi, halay başı olup çevre illerden, İstanbul’dan, Ankara’dan gelen misafirlerin gönlünü fethetti. Doğru söylemek gerekirse Cömertoğlu CHP’ye çok yakıştı. Tabi küçük aksaklıklar vardı ama yine de çok keyifliydi hafta sonu kamp yeri bulamadı insanlar.

8’incisi düzenlenen Hekimhan Ceviz, Maden, Kültür Festivali de tam not aldı. Hekimhanlılar festival sayesinde birbirileriyle hasret giderdiler. İlçe esnafı da yaşanan yoğunluğun olumlu etkilerinden sık sık bahsettiler. Esnafın yüzü güldüğüne göre ekonominin bir nebze de olsa canlandığını anlamak zor değildi. Başkan Turan Karadağ ise şimdiye kadar gördüğüm en güler yüzlü başkanların başında geliyor. Söylenen türkülere öyle içten eşlik ediyordu ki, öyle ilgiliydi ki onu gören misafirler bile yerinde duramadı.

Uzun bir aradan sonra Başkan Gürkan ile yeniden merhaba dediğimiz Kayısı Festivalinin adı bile heyecan yarattı. 23.s’ünü düzenlemek Selahattin Gürkan’a nasip oldu Uluslararası Festivalin. Kötü denemez ama beklendiği gibi değildi. Zamanında İbrahim Tatlısesler, Ebru Gündeşler geldiği için yine aynı beklenti içindeydi Malatyalılar. O nedenle her geçen gün kalabalık bir tık daha azaldı. Geçmiş dönemde yapılmayıp araya zaman girince yaşanan soğukluk kendini belli etti.

Ve son olarak Arguvan Türkü Festivali. Helal olsun Arguvanlılara, Belediye Başkanı Mehmet Kızıldaş’a, ekibine ve CHP ailesine. İki gün süren ve bu yıl 14. kez düzenlenen türkü festivali sayesinde türküye doyduk. Sahne alan sanatçılar ve onlara eşlik eden on binlerce kişinin enerjisi tüm ilçeye yansımıştı. Sahil şeritlerinden birinde gibi hissettim kendimi, bir tek deniz eksikti ilçede. Üstelik festivalin şöhreti sınırları aştı. Malatya, Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinde sosyal medya aracılığıyla insanlar türküye davet edildi. Görevli olan meslektaşlarımın hepsinin ortak görüşü Arguvan’ın en kalabalık festival olduğuydu.

Bu bahsettiğim etkinliklerin dörtte üçü Cumhuriyet Halk Partili başkanların himayesinde gerçekleşti. Ve festivallerin baş kahramanı CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’ydı. Meclis’in CHP grubu Temmuz ayında Malatya’da kamptaydı adeta. Genel başkan yardımcılarını, milletvekillerini, birçok ilin belediye başkanını Malatya’ya taşıdı Ağbaba. Sahip çıktı kendi himayesindeki ilçelere, başkanlara o ilçenin vatandaşına. Sırtından ter akıta akıta tanıttı dört bir yana Arapgir’in üzümünü, Hekimhan’ın cevizini, Arguvan’ın türküsünü. Mesela türkü festivalinin ana sponsor markasının yönetim kurulu başkanı Gaye Akçen “Veli Ağbaba’nın hatırı için, o istediği için biz sponsor olduk iyi ki de olmuşuz. Seneye tekrar biz sponsor olacağız. Veli kardeşim ne derse başım üstüne” dedi. Ağbaba’nın Meclis kürsüsünde ki bir lafı geliyor o esnada aklıma: ‘Üzülme, Veli Ağbaba varsa herkes için var, senin için de var.’

Ne diyelim darısı diğer ilçelerin başına. Malum kapı kapı gezip sponsor bulamayan siyasileri, yöneticileri, sponsor olmamak için bin dereden su getirip bahane üreten Malatya’nın ünlü firmaları, iş insanları var. Neyse üzülmeyelim kirazın, narın, elmanın da şanlı şöhretli festivalleri olur inşallah ne de olsa Veli Ağbaba hepimiz için var.