Tüm dünyada etkisini gösteren Koronavirüs sonrası ülkelerin birçoğunda ekonomik çöküşler yaşanmış birçok ülke zor günler geçirmişti.
Fahiş fiyatlar neden?
Tüm dünyada etkisini gösteren Koronavirüs sonrası ülkelerin birçoğunda ekonomik çöküşler yaşanmış birçok ülke zor günler geçirmişti. Koronavirüs ile ilan edilen pandemi süreci ile mücadele eden ülkeler hem sağlık hem de ekonomi açısından oldukça zor bir sürece geri bıraktı ama pandemi ile başlayan ekonomik çöküntü izlerini sürdürmeye devam ediyor.
Her geçen gün sağlığımız açısından getirilen kısıtlamalar ve önlemler ile birlikte bir an önce bu süreçten kurtulmak için çaba gösterirken, bir süre sonra önümüze çıkacak olan ekonomik sorunlardan haberdar değildik. Devrim niteliğindeki sağlık çalışmaları ile pandemi sürecini en dibe indirdiğimiz vakitlerde artık vatandaşlar sağlık sorununu bir kenara bırakıp, geçim sorununu tartışır halde geldi. Daha önce birçok yerde pandemi konuşulurken şimdilerde artık tek gündem geçim derdi oldu.
Yaşanan Koronavirüs salgını sonrasında bu ekonomik sarsıntı aslında birçok ekonomist ve vatandaş tarafından bilinen ve tahmin edilen bir durumdu. Bunun için birçok kişi erzak stoku yapmaya o dönemlerde başlamıştı bile. Sokakta bugünkü akaryakıt, tarım ve giyim sektöründeki artışın asıl nedeni Koronavirüstür diyen, binlerce insana rastlamak mümkün. Aslında bunu fırsata dönüştürenlerde oldu tabi ki. Mesela konut ve araç satıcıları. Bir dönem oldukça fahiş fiyatlar gündeme getirilmiş ve devletimiz bu konu ile alakalı önlem amaçlı bazı yaptırımlar getirse de bu fahiş artışların önüne geçilmesi artık zor olacak gibi. Akaryakıtta durmak bilmeyen bir zam almış başını giderken hemen hemen hayatımızda gereksinim olan her şeye değerinin üstünde inanılmaz zamlar gelmeye devam ediyor. Koronavirüs salgını ile birlikte internet üzerinden alışverişlerde de ciddi artışlar yaşanmıştı. Aslında insanlar salgından korktuğu için değildi, bu internet alışveriş hastalığı. Salgın sayesinde internet üzerinde satışlarda bir dönem kıyasıya bir indirim yarışı vardı ki aslında bu günümüzde yaşanan pahalılığa bir zemin oluşturma çabasıymış. Artık çok ucuzmuş dediğimiz hiçbir şey yok. Artık her şey pahalı. İnsanlar buna alıştırılmalıydı peki ama nasıl? Vatandaşların harcamalarında hep bir zam gündemde iken artık vatandaşın cebine girecek ücrette de bir zammın gündeme gelmesi ile birlikte vatandaşın rahat bir nefes alacağı düşünülürken aksine hepimiz yeni zamlar istilasına uğrayan mağdur pozisyonuna girdik. Ne yani şimdi biz kandırıldık mı? Vatandaş bu soruyu sorar hale geldi. Kandırıldık diyebiliriz belki evet ama kim tarafından kandırıldık orası meçhul işte. Stokçuluğun son dönemde inanılmaz derecede pik yaptığını biliyor muydunuz? Belki de sorun buydu ve bu noktaya gelişimizin nedeni de bu. Vatandaşlar artık toplumsal menfaatler yerine bireysel menfaatlere yönelmiş durumda. Bunun tek nedeni ise geçim derdi. İnsanların birçoğu gelecek kaygısı yaşıyor. Sokaktaki sesimiz olan vatandaşların bir kısmı halinden memnun değilken bir kısmı hiç memnun değil. Küçük bir kısmı da var olan sorunu bildiği halde hayatından memnun kalabiliyor. Artık Koronavirüs salgınının bittiğini görmek istemiyor muyuz? Evet, hepimiz psikolojik sorunlar yaşıyoruz ve artık bu salgının son bulması yönünde daha dikkatli davranıyoruz. Umuyorum ki hayat pahalılığını hayatımıza sokan Koronavirüs salgını son bulur ve artık hayatımızdaki gereksinimlerden fahiş fiyata değil de olması gereken fiyatlar ile faydalanabiliriz. Yoksa her geçen gün bir önceki günü arayacağız.