Eğer iyi bir futbol taraftarıysanız, kendi takımınızın galibiyetlerinin dışında futbol kalitesi yüksek başka maçlardan da çok büyük keyif alırsınız. Tam da böyle bir maç izledik pazar gecesi. Kalitesiyle, yıldızlarıyla, verilen mücadelesiyle, fantastik atakları, harika golleriyle, 1 yılda sadece 4 ya da 5 kaliteli maçtan biri olan Real Madrid - Barcelona derbisi kilometrelerce uzaktan mest etti bizi.

Eminim birçoğunuz Malatya'da yaşayan biri olarak, benim bu maçı yazmamı, yorumlamamı, keyif almamı saçmalık olarak karşılayacak ama bunun benim için hiç bir önemi yok.

Real Madrid'in, Barcelona ceza sahasında başlayan presi, iki takımın yıldız oyuncularının ara ara sahne alması, ikili mücadeleler, her iki takımın hücumdaki farklı ve etkili varyasyonları bana " eğer bunlar futbol oynuyorsa, bizim ülkemizdeki ne" dedirtti.

Koyu bir Real Madrid taraftarı olmama ve Real Madrid'in 4 - 3 yenilmesine rağmen futbol adına inanılmaz bir doyuma ulaştım maç sırasında.

Penaltılar, kırmızı kart, direkten dönen toplar, goller, kalecilerin inanılmaz kurtarışları, kamera açıları, Messi, Ronaldo, Bale, Neymar... daha ne olsun Allah aşkına.

Bazen futbol hakemlerinin verdiği kararlar hep bir takımın canını yakmıştır. geçtiğimiz akşam canı yanan Real Madrid'di. Maçın hakemi Mayenko 62. dakikada hiç müdehalesi olmamasına rağmen, Ramos'u atarak, hem penaltı verdi, hem de skoru eşitledi. Haliyle Katalanlara galibiyet yolunu açtı. Tabi Ronaldo'nun frikiğinde Pige ve Mascherano'nun kalecilik yaptığı pozisyonda penaltıyı es geçti.

Ronaldo'nun kazandığı penaltı dışarıdaydı. Pepe'nin ilk yarıda Neymar'ı düşürdüğü pozisyon net penaltıydı. 23. Dakika da sarı kart gören Mascherano kalan 70 dakikada 6 kez faul yapmasına rağmen bir türlü ikinci sarı gösterilmedi. Kısacası maçın hakemi resmen La Liga'ya ayar çekti. Real kazansa lig 8 hafta öncesinden bitecekti. Barça kazandı ilk üç sıraya denge geldi.

Şimdi "yahu bunlardan bize ne, sen Yeni Malatyaspor'u anlat" diyenler de var aranızda. Yeni Malatyaspor'u, Galatasaray'ı, Fenerbahçe'yi, Çıksalınspor'u, Turgutluspor'u, Erzincan Refahiyespor'u, Tavşanlı Linyitspor'u bunca yıldır konuşuyoruz Türkiye'de. Acı olan bir şey var ki hala hiç bir futbol takımımız, ne tesisiyle, ne oynadığı futbol ile ne de aldığı başarılarla henüz Avrupa seviyesinde değil.

Ben geçen akşam Malatya'da yaşayan bir futbolsever olarak, Real Madrid- Barcelona maçını işte bu gözle izledim.

Acaba biz bu kültüre seviye ye ne zaman ulaşacağız dedim.

Orada oynanan futbolsa, biz burada neyi yorumluyoruz dedim.

Kısacası dedim de dedim.

Ama hiç birine cevap veremedim.

Real Madrid - Barcelona derbisinin adı "El Clasico"

Tesis yok, sistem yok, alt yapı yok, iyi yönetici yok, stat yok, iyi organizasyon yok... Anlayacağınız ülkemizde de futbolun hali "El Clasico" maalesef.