Ne işe yaradığını yazacağım ama önce birkaç açıklama yapayım…
26 Ekim Pazartesi günü BUSABAH’ın manşet altından verdiği haber gündeme bomba gibi düşmüştü. BUSABAH okurları bilir ama Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) galiba BUSABAH’ı pek bilmiyor. Çünkü BUSABAH’ın bülten gazetesi olmadığını, ajans haberciliği yapmadığını ve sürekli özel haberlerle gündemi belirlediğini bilmiyor DES! DES’i geren ve endişelendiren haber şöyleydi:
VER 500 TL AL SINIFI...
Haber, toplumu direkt ilgilendiren ve öğrencilerin mağduriyetini anlatan, Atatürk Ortaokulu yönetiminin yanlış tutumunu anlatan ve bu anlatıyı o sınıfta çocuğu olan bir babanın söylemlerini aktararak yapılmıştı. Fakat bu haberin hemen sonrasında haberi yapan sevgili Mutlu Sarıgül’e bir telefon gelir. Telefon eden kişinin ismi lazım değil ama o sınıfta çocuğunun olduğunu ve bu şekilde bir haberin doğru olmadığını, okuldan çok memnun olduğunu anlatır o ismi lazım olmayan kişi…
O sınıfta o ismi lazım olmayan kişi diye bir veli yoktur…
Atatürk Ortaokulu yönetimi gerilmiştir ve bu gerilmeyi ismini yeni duyduğum Demokrat Eğitimciler Sendikası ile habere gölge düşürmeye çalışmıştır. Dün, ismini yeni duyduğum DES diye bir kuruluş bir bülten göndermiş çoğu basın kuruluşlarına…
O bülteni okurken çok üzüldüm… Okuduğu haberi anlamayan bir eğitim sendikası olabilir mi? Sloganı, “Veli, öğrenci ve öğretmenin buluşma adresi” olan bir eğitim sendikasının, öğrenci ve öğretmenlerin mağduriyetini haberleştiren ve bu haberi öğrenci velisi ile yapan bir muhabiri ve gazeteyi suçlaması çok manidardır.
Demokrat Eğitimciler Sendikası o haberi tam anlamamış ben biraz açayım…
Haber, öğretmenleri veya öğrencileri hedef alan bir haber değildir. Haber, okul yönetiminin tutumunu anlatan bir haberdir. Sendikanızın görevi, öğrencilerin haklarını mı korumaktır yoksa okulların yöneticilerini mi korumaktır?
Siz kime hizmet ediyorsunuz?
“Veli iftira atıyor, BUSABAH gazetesi buna çanak tutuyor” diyorsunuz. Bu cümleyi kurarken BUSABAH’ı aradınız mı? O velinin bu kadar bilgiyi durup dururken söyleyebilmesini nasıl düşünürsünüz?
“A.T isimli öğrenci yoktur o sınıfta” demişsiniz… A.T, öğrenci değil velidir. BUSABAH’a konuşan kişidir. Ve o kişi sizin dediğiniz gibi telefon ile ihbar yapmamıştır. Tam aksine ham kaydı olan sesli röportaj yapılmıştır.
Malatya, eğitimde 81 il içerisinde 41. sırada…
Eğitim adına bir fikri olamayanların, çözüm arayamayanların, öğretmenlerin veya öğrencilerin haklarına korumak için kurulan bir sendikanın okul yönetimini aklamak için bu kadar mücadele vermesi eğitimimizin yerlerde sürünmesinin kanıtıdır.
Buradan açık açık soruyorum: Siz kime hizmet ediyorsunuz?
Malatya eğitimine ne gibi bir katkınız olmuş?
“Öğretmen ve öğrencinin buluşma noktası” sizin için tam olarak ne ifade ediyor?
Atatürk Ortaokulu’ndaki yönetimi aklamak için gösterdiğiniz gayret ve çabayı en son ne zaman sergilediniz?
Demokrat Eğitimciler Sendikası Malatya İl Başkanı Sayın Veysel Fırat, siz kime hizmet ediyorsunuz?
Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi Alo 147’den dahi şikâyetçi bir haliniz var.
Velilerin 147’yi araması sizi niye bu kadar geriyor?
Buradan Malatya Milli Eğitim Müdürü’ne sesleniyorum;
Lütfen o malum sınıfın velileri ile görüşünüz ve okuduğunu anlayamayan bir eğitim sendikasının il temsilcisinin ALO 147 iletişim hattını eleştirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Malatya Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ALO 147 iletişim hattı ile ilgili bir şikâyeti var mıdır?
Bu arada DES İl Temsilcisi Sayın Veysel Fırat’ı, hem o özel haberi yapan sevgili Mutlu Sarıgül’den hem de BUSABAH’dan özür dilemesini bekliyorum.
Çünkü o haber gerçektir, o veli gerçektir ve o sınıfın karşısında bırakın bir tuvaleti iki tuvalet vardır.