Yerel Yönetimlerde yönetici olmak istiyorsan senden istenen tek bir şey var itaat ve biat. Bu iki özellik sende varsa yönetici olmak çok kolay. bu iki özellik aslında yetenek düşmanı olarak karşımıza çıkıyor.

BÜYÜKŞEHİR’DE MAZLUM SAHNESİ!

Yerel Yönetimlerde yönetici olmak istiyorsan senden istenen tek bir şey var itaat ve biat. Bu iki özellik sende varsa yönetici olmak çok kolay. bu iki özellik aslında yetenek düşmanı olarak karşımıza çıkıyor.

Büyükşehir Belediyesinin son 10 yılına bakarsak liyakatsizlerin zirve yaptığını görüyoruz. Uzmanlık alanı olmayanların stratejik alanlarda görev yaptığını görüyoruz. Bir kaç örnek vermek gerekirse Ziraat Mühendisi Ata Ünlü Malatya’da Gıda sektöründe fiyat istikrarı ve haksız rekabeti dengelemek için kurulan Esenlik A.Ş Genel Müdürü. Uzmanlık alanı ile hiç alakası olmayan işin başında. Esenlik şirketinin ilk kurulduğu yılları çok iyi biliyorum. İlk Genel Müdürü Ferit Sünbüllü idi. Belediyenin sosyal yardımlarını organize eden en ucuz gıda ürünlerini halka sunan esenlik marketlerdi. Aynı zamanda tüzüğünde yer alan yerel medyayı kalkındırmak gibi bir madde vardı. Yerel medyaya destek olurdu, kültürel faaliyetlerin en büyük destekçisi Esenlik Şirketi idi. Daha sonra tüzük değişikliği ile yerel medyaya destek maddesi ortadan kaldırıldı. Esenlik Şirketi iktidarın veya belediye başkanlarının arka bahçesi ve kayıt dışı ödemelerin yapıldığı şirket haline geldi. Bu durumda sadece bugünkü Genel Müdür sorumlu değil, görev yapan bütün genel müdürler sorumludur.

Yine stratejik önemi bakımında MASKİ ne alemde? Şimdiki Genel Müdür Mehmet Mert İnşaat Mühendisi. Daha önce görev yaptığı alan Asfalt Yol İşleri, Fen İşleri. Asıl meslek alanı bunlar. Bu alanda başarılı olan Mehmet Mert bu görevinde alınarak Yeşilyurt ve Battalgazi belediyelerinin bütçesinden daha fazla bir bütçeye sahip MASKİ Genel Müdürlüğü’ne ataması yapılıyor. İnsanın aklına farklı şeyler gelmiyor değil, üstelik Sayın Mert Kahramanmaraşlı. MASKİ’nin büyük ölçekli yapılanmasında çok emeği olan Genel Müdür de Kayseriliydi. Bilgi olarak not düştüm, nereli oldukları önemli değil. Türkiye’nin en masrafsız suyu Malatya’da iken, maliyet ölçeğine göre en pahalı suyu Malatya tüketiyor. Mehmet Mert’i pahalı su satsın diye mi göreve getirdiniz?

Bir başka stratejik önemi olan MOTAŞ A.Ş. Yani Malatya ulaşımının emanet edildiği yer. Büyükşehir Belediye Şirketi Genel Müdürü Cemal Erkoç Malatya’da TEDAŞ’ta görev yapmış, uzmanlık alanı elektrik dağıtım şirketleriyle ilgili olan Cemal Erkoç, son olarak Adıyaman’da Elektrik Dağıtım Şirketi’nde müdür olarak görev yapıyordu. Selahattin Gürkan Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra MOTAŞ Genel Müdürlüğüne getirildi. MOTAŞ’ın resmi internet sitesinde Sayın Erkoç’un biyografisi ile ilgili hiçbir bilgiye ulaşamadım. Asıl uzmanlık alanı elektrik dağıtım şirketleri olan Cemal Erkoç Malatya’nın ulaşım hizmetlerinde ne gibi bir bilgi ve tecrübeye sahip? Mesafeler hesaplandığında en uzun mesafe İnönü Üniversitesi ve organize sanayi bölgesi. Şehir içi ulaşımda mesafeler belki de Türkiye’nin şehir yapısı içinde en kısa mesafelerdir. Ama en pahalı ulaşım ücretleri Malatya’da. Büyükşehir Belediyesi ulaşımda maliyetinin altında ücretlendirme yapmak zorunda. MOTAŞ’ın asıl amacı vatandaşı maliyeti en düşük oranlarla konforlu seyahat ettirmektir. Büyükşehir Belediyesi ve şirketleri sürekli muhalefet gibi zamlardan şikâyet ederek, kendi iktidarına muhalefet ediyor.

Malatya’da stratejik olarak çok önemli üç şirketin genel müdürleri ve icraatları ile ilgili düşüncelerimi paylaştım sizlerle. Sayın genel müdürler ile hiçbir problemim yok. Büyükşehir Belediyesi yönetim şekli tamamen biat ve itaat üzerine kurulmuş bir sistem. Sayın Gürkan seçimden önce ‘Belediyeyi liyakatli kişilerle ve vatandaşlarla birlikte yöneteceğiz’ diyordu. Bu şehirde ne liyakatli insanlar kaldı ne de vatandaş yönetime dahil edildi. ‘En iyisini, en doğrusunu ben bilirim’ gibi egolu söylemler Malatya’yı ne hale getirdi. Osmanlı döneminde saray soytarıları vardı, bu soytarıların görevi tamamen saraydaki yöneticileri eğlendirmek ve onlardan olmayan vasıflarla onları överek görevlerini yerine getirirlerdi.

Bu gün de durum çok faklı değil. Ne kadar liyakatsiz varsa büyükşehir belediyesinde toplanmış durumda. Haftada bir padişahım çok yaşa dedikten sonra işe gitmeye bile gerek yok.

Rahmetli Kemal Sunal’ın filmindeki bir sahne ile bugünkü yazımı noktalıyorum. ‘Mazlum’u getirin!’ sahnesini bilmeyen yoktur. Patron her bunaldığında ‘Mazlum’u getirin!’ diyerek bağırır. Mazlum getirilir, patron Mazlum’u döverek rahatlar. Mazlum ekmek parasını kazanmak için dayak yemeye razı olur. Bugün durum Mazlum’un sahnesinden farklı değil. Bu liyakatsiz yöneticiler her sıkıştığında adeta Mazlumlar imdadına yetişir. Yanlışlarına ‘doğru’ diyerek yöneticilerde olmayan vasıflarla Mazlumluk görevini yerine getirirler. Alan memnun, satan memnun. Bu liyakatsizler ordusunda Malatya ne zaman kurtulacak, işte bu bilinmiyor…