Ülkede ne olursa olsun ne söylenirse söylensin Malatya'da bi şey değişmez.
Değişmiyor...

Bizim gazete de dahil tüm gazeteler ve internet siteleri "fırsatçılar" ile ilgili haber yaptı.

Yerel televizyonları izleyemiyorum ama sordum, onlar da aynı şekilde haber yapmışlar.

Ben bu köşeden "krizi fırsat bilenler" başlıklı yazı yazmama rağmen halen çevremden tekrar yaz diye baskılar alıyorum.

Gazetede kalem oynattığımı yeni öğrenen yeni tanıştığım kim varsa ilk "fırsatçıları" yaz diyor.

Memleket sosyal medyadan domatesten salçaya, sıvıyağdan tereyağına, kalem pilden harita metot defterine varıncaya kadar "zamlı" paylaşımlar yapıyor.

Ama bizim Büyükşehir Belediyesi hiç duymamış gibi davranıyor.

Sanki Hacı Uğur Polat Malatya'nın değil Kopenhag'ın belediye başkanı...

Bu kadar tepkisiz kalmayı anlamıyorum!

Sizler niye medyayı takip ediyorsunuz!

Twitter'dan sizinle ilgili kim "tweet" atmış onu dahi görebiliyorken bu "kriz" durumunda bu kadar ilgisiz kalmanızı anlamıyorum.

En son Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan açık açık belediye başkanlarına seslendi bu konu ile ilgili...

Bizimkilerden yine bir ses yok!

Büyükşehir Belediyesinden Allah’ın bir kulu da çıkıp Hacı Uğur Polat'a bu konunun önemi ile ilgili "danışmanlık" yapamıyor!

"Başkan'ım tüm basını çağıralım. Zabıta Müdürümüz ile birlikte denetime çıkalım. Hem bizzat Şehrül Emin olarak siz denetlersiniz hem de tüm fırsatçılara gözdağı vermiş olursunuz.

Caydırıcı bir girişim olur.

Fırsatçılara kesilen cezaları da sürekli basına bülten geçeriz."

Bu cümleleri kurabilecek bir Allah'ın bir kulu yok mu Belediye'de...

Hacı Uğur Polat tamamen seçim hattına geçmiş maalesef!

Bu kadar rahatlık bırakın belediyeyi...

Şehri kaybettirir!

Hadi "danışmansızları" geçtim.

Başkanım berbere de mi gitmiyorsunuz!

Kahvede, çay ocağında, lokantada bu konu sürekli konuşuluyor.

Bu fırsatçıları konuşmayan bir meslek grubu yok sadece "belediyeler" konuşmuyor.

Gramajdaki sahtekarlıktan tutun da fişlere varıncaya kadar bir "fırsatçılık" var ama yokmuş gibi bakıyorlar.

Ne diyeyim daha...

Bakmaya devam öyleyse...

MASKİ DE AYNI

MASKİ'nin giden müdürünün yapmış olduğu hataların aynısını Ertan Mumcu da yapıyor.

BUSABAH gazetesi iki kere su faturaları ile ilgili haber yaptı.

Kendilerini her koşulda destekleyen gazetelerde dahi köşeler okuyorum su faturaları ile ilgili...

Ben de kaç hafta önce su faturalarındaki dengesizliği yazmaya çalıştım.

Gerçek faturalardan örnekler vererek.

Giden müdür gibi "dikkate almayalım" tarzı bir düşünce hakim galiba...

Yapılan haberleri dikkate almamak halkı dikkate almamaktır.

Her ay faturasını ödeyen halkı görmezden gelmektir.

Siz o saray gibi MASKİ binasını kimin vergileriyle yaptınız?

Allah aşkına bu kadar duyarsız olmayın.

Basın birimlerinizin tek amacı propaganda yapmak değildir.

Bülten yağmuruna tuttuğunuz gazetelerin yapmış olduğu haberler sizi şekillendirir.

Göremediğiniz durumları size fark ettirir.

Malatya'nın dışındasınız diye halktan kopuk olamazsınız!

Sadece atıksu maliyeti ile ilgili mantıklı bi açıklama yapsanız yine anlardım ama her kalemde zammın geçerli olduğu bir dönemde daha duyarlı olmanızı bekliyorum Sayın Ertan Mumcu.

Gazeteler sizlerin bülten yayınlama aracı değildir.

Bu son söylediğime tüm kurumları katabiliriz.

Dün bir vatandaşın su faturasını yayınladı BUSABAH gazetesi...

108 lira içme suyu harcanan bir evden 98 lira atıksu bedeli istenmiş.

İnanılır gibi değil!

Peki,MASKİ'den bir ses var mı?

Yine yok, o haber yapılmamış gibi bakacaklar...

NOT: Buradan tüm gazetelere bi ricada bulunmak istiyorum. Hadi diğer gazeteleri geçtim, belki dikkate almazlar beni. Ama gazetem BUSABAH'tan rica ediyorum. Haberlerinizi dikkate almayan kurumların bültenlerini yok sayın, görmeyin, duymayın lütfen! Otu-böceği yazın ama o "rahat kurumları" siz de görmeyin.