Salı günkü yazımın son cümlesi “Bu bir ilandır, yazıları niye yazılır ve niye önemli görülür” demiştim.

Önceki gün şehir dışında olduğum için yazamadım.

“Bu bir ilandır” yazılarını nasıl anlarız sorusuna önce cevap vereyim.

Fazla karmaşık değildir.

Direkt aklınızda “reklam” geçiyorsa ve sürek o “gizli reklamlı” şahıs geçiyorsa yazıda…

O yazının altına “bu bir ilandır” notu koyabilirsiniz!

Peki, niye yazılır bu tür yazılar?

Bu sorunun aslında birkaç cevabı vardır.

Temsil ettiği her neyse o temsiliyeti üst seviyede gösterme yarışına girmiş olabilir.

Farklı ilişkiler için karşı tarafa sinyal çakılabilir.

Karşı tarafla yaşanılan sıkıntı neticesinde “rakip” gördüğü kişiye yakınlaşma olabilir.

Olabilir de olabilir!

Maalesef Malatya’da işler bu şekilde yürüyor.

Duayen Hıncal Uluç’un güzel bir lafı vardır:

“Tanıdıklarımı eleştiremiyorsam tanımadıklarımın ne suçu vardır.”

Devam edelim…

Bu yazlılar niye yazdırttılır veya niye önemli görülür?

AK Parti birçok ölçüm yapıyor aday belirlerken.

Bunu artık herkes biliyor.

Birincisi;

Seçeceği adayın “medya takibini” yapıyor. O aday ile ilgili kim ne yazmış kim ne konuşmuş gibi “takipler” yapıyor medya takip kuruluşlarını kullanarak.

İkinci önemli konu ise saha araştırmalarıdır.

AK Parti her zaman saha araştırması yapar.

Adaylık dönemlerinde ise çok farklı ve çoğu zaman mevcut il yönetiminden gizli anketler yapar.

Bu tür uygulamaları bilen ve aday olmayı düşünen çoğu aday “Bu bir ilandır” yazıları yazdırtmayı düşünür.

Ya da yazarımız direkt bir talimat gelmeden yazıp hem “Ben senin yanındayım” demek ister hem de kamuoyunu yönlendirdiğini zanneder.

Veya yönlendirmediğini bilir ama o aday olmak isteyene o şekilde yutturur!

Bu tür yazıların ne halkta bir karşılığı var ne de “Aday gösterecek kurumda” bir karşılığı var.

Sadece yerel düşünen yöneticilerde ve dünyadan bihaber yöneticilerde bir etkisi olabilir!

Etrafa “Gördün mü bak, beni nasıl güzel yazmış” diye günü bitirir!

Bu tür yazılırın “kıymet-i harbiyesi “ hiç yoktur.

Belki eskiden “kıymetli” olmuştur ama şimdi…

Bence “yemiyorlar” artık!

MALATYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ULAŞIM PLANLAMA ŞUBE MÜDÜRÜ

Hafta sonu Malatya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama Şube Müdürü Mehmet Zeki Hedekoğlu tarafından bir mail aldım.

“Zamanınız olursa yaptığımız ve yapmayı düşündüğümüz çalışmalar hakkında sizi Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne davet etmek istiyorum” diye mail atınca Pazartesi günü gittim Sayın Hedekoğlu’nun yanına…

Çünkü “ulaşım ve trafik” ile ilgili son on günde galiba beş yazı yazdım.

Dinamik kavşakların nasıl çalıştığını, trafik ile ilgili hassasiyetlerini, trafik ışıklarının süresini trafiğin yoğunluğuna göre değiştiği ve Malatya şehrini tek tek nasıl yönettiklerini gördüm.

Bu bilgilendirme için öncelikle Sayın Mehmet Zeki Hedekoğlu’yabi teşekkür edeyim.

Eleştirinin önemini, saygı duyduğunu ama yapılan hizmetleri ve birçok belediyede olmayan teknolojiyi kullandıklarını söyledi.

Açıkçası olaya hâkim olduğunu anladım.

Fakat Malatya’nın algısını, tek merkezli oluşu, eski yönetimin hatalarını, çarpık yapılaşma ve çarpık yolların oluşu, dörtyolların aslında dörtyol olmadığını ve gördüğüm birçok eksiği aktardım.

Uygulanabilir olması ile ilgili biraz konuştuk.

Bazı konuların “uygulanamaz” oluşuna aslında hak verdim.

Ama benim öneride bulunduğum “Malatya Trafik Koordinasyon Çalıştayı” fikrime sıcak yaklaştı.

Bunun kararı tabii ki Sayın Ahmet Çakır’da…